Sakalibe

3
2066

Sakalibe, tekil SIKLAB, ortaçağda Müslümanların egemenliği altındaki İspanya’da Slaviara verilen ad. Sonradan ordudaki bütün köleler için kullanılmaya başlamıştır. 10. yüzyılda Germenler Avrupa’nın doğusuna düzenledikleri seferlerde tutsak aldıkları Slaviarı İspanya’da köle olarak satıyorlardı. Bu tutsaklarla birlikte Galicia, Lombardia, Calabria ve Frank topraklarından getirilen, çoğunluğun u genç erkeklerin oluşturduğu kölelere önce İslam dini benimsetiliyor ve Arapça öğretiliyordu. Daha sonra da bunlar orduda hizmet etmek ya da sarayda çalıştırılmak üzere eğitiliyordu.

Emevi hükümdarlar Iber Yarımadası ve Kuzey Afrika’daki topraklarını genişletmeye yönelik politikaları doğrultusunda zamanla daha fazla Sakalibe edindiler. III. Abdurrahman’ın yönetimi (912-961) sırasında köle sayısının 4 binden 14 bine çıktığı söylenir. Sakalibe sayısının artması, Müslüman toplumu içindeki konumlarını güçlendirdi. Servet, toprak ve köle sahibi olmaya başladılar; içlerinden bilim adamı ve şairler yetişti; ordu da ve devlet görevlerinde yükselerek başkentte önemli bir siyasal güç durumuna geldiler. Aynı dönemde Emeviler Sakalibeyi, yönetirnde etkili olan Arap soyluiara karşı bir denge öğesi olarak kullanmaya başladılar. Slav Nacda, 939’da Leon kralı II. Ramiro’ya karşı düzenlenen seferde Emevi ordularına komuta etti.

Sakalibe 1009’da Halife II. Hişam’ın devrilmesinden sonraki 23 yıl boyunca halifeliği denetim altında tutan Kurtuba’daki üç büyük hizipten biri oldu. 1091’e değin süren iç savaş ve karışıklık döneminde Denia, Tortosa, Valencia ve Almeria’da krallıklar kurmalanna karşın öteki hizipleri oluşturan Araplar ve Berberiler gibi hanedan oluşturmadılar . Bu küçük krallıklar 1090-91 yıllarında, Ispanya’yı ele geçiren Murabıtların egemenliği altına girdi.

3 YORUMLAR

  1. Verdiği bilgiler nedeniyle sayın yazara teşekkürlerimi sunarım sakalibe sözcügünden haraketle,bu konuda bazı görüşlerimi aktarmak istiyorum bilindiği üzere,tekil sözcüklerin çogullaştırılmasında bazı kalıplar -vezinler vardır

    çerkez in çerakize,türkmenin terakime, olarak çogul kalıbında ifade edilmesi gibi sekalibe, bir cografi bölge yahut bir kavim adı olarak etnik birv terimmi oldugu netliğe kavuşmadığı kansındayım şayet sekalibe ile ifade edilen slavlar olsa idi, bunun sakalibide değil sevalibe olarak söylenmesi gerekir idi Abbasileri son asırlarında,Haccetmek için mekkeye gitmek üzere Bağdada gelen bir kafilenin, BULGAR oldukları ögrenildiğinde o zamasnki halife bulgar kimlerrdir diye sordugunda görevliler şöyle yanıtladılar Türk ile sakalibe arasında bir kavimdir halife çok hoşnut oldu, zira otoritesi iyice sarsılmış idi bu olay itibar sağlayan bir gelişme olarak degerlendirilmişti Bu verilerden çogulaştırma veznine nazaran sekalibeden kasıt,slavlar olsa idi,çogulu SEVALİBE OLMAK GEREKİRDİ Kanımca SEKALİBE nin TEKİL hali, İSKİT yada SAKA dır etnik bir tabirdir aynı zamanda coğrafi bir bölgeyi ifade etmektedir.

    Tarihte kavimler kapısı olarak belirtilen alanlar üzerindededir, dogudan batıya ve kuzeyden güneye dogal şartlarv yada başka kavişmlerin baskısıu soncu yapılan göçler nedeniyle, bir çok kavim bu cografyada birbirine karışmışlar zamanla bazıları din degitirip hırıstıyan,musevi ve müslüman olmuşlardır, slav ülkeleriye komşu olmaları nedeniyle büyük bir kısmı slav kütür potasında erimişler ve tarihi asıl kimlikleri arkeolojik kazı sonucu buluntularda ortaya çıkarılabilmiştir.

    Saygılarımla

    kaynakça- İSKİTLER – BN KRAKOV

    kısas-ı enbiya -tarihi hulefa

    AHMET CEVDET PAŞA

    ENDÜLÜS MÜSLÜMANLARININ

    SİYASI VE KÜLTÜREL TARİHİ

    prof. Maehmet ÖZDEMİR

    MUHTELİF ARAPÇA DİL BİLGİSİ

    KİTAPLAR

  2. yukardaki yazımın ilk satılarında bir sözcük eksik oldugunu fark ettim yanlış yorumlara mahal bırakıbeleciği için açıklama gereği duydum tekil sözcüklerin çogullaştırılmasında verilen örnekler Arapça ya özgüdür tüm diller için geçerli degildir.

    Saygılarımla

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here