Ventrikülografi, vücuttaki “ventrikül” adı verilen boşlukların kontrast madde veya başka yöntemlerle görüntülenmesidir. Tıpta iki farklı alanda kullanılan bir terimdir: kalbin karıncıklarının (ventriküllerinin) görüntülenmesi ve tarihsel olarak beyin ventriküllerinin görüntülenmesi. Günümüzde bu terim en sık kardiyolojide, kalp kateterizasyonu sırasında yapılan sol ventrikülografi için kullanılır.

Ventrikül Nedir?
- Kalpte: Kalbin alt kısmındaki iki odacığa, yani sağ ve sol karıncığa ventrikül denir. Sol ventrikül, kanı tüm vücuda pompalayan en güçlü odacıktır.
- Beyinde: Beyin-omurilik sıvısının (BOS) üretildiği ve dolaştığı, birbiriyle bağlantılı dört boşluktur.
1. Kalp Ventrikülografisi (Sol Ventrikülografi)
Ne Zaman Yapılır?
- Kalbin pompalama gücünü (ejeksiyon fraksiyonu) değerlendirmek
- Kalp duvarının hareket bozukluklarını göstermek (örneğin kalp krizi sonrası)
- Mitral kapak yetmezliğinin derecesini değerlendirmek
- Kalp duvarında anevrizma veya karıncıklar arası delik gibi yapısal sorunları göstermek
Nasıl Yapılır?
- İşlem genellikle koroner anjiyografi ile aynı seansta, anjiyografi laboratuvarında yapılır.
- Kasık veya el bileğindeki atardamara lokal anestezi uygulanarak ince bir tüp (kateter) yerleştirilir.
- Kateter, röntgen görüntüleri eşliğinde aort damarından sol ventriküle ilerletilir.
- Kısa sürede yüksek miktarda kontrast madde verilir ve kalbin kasılıp gevşemesi röntgen filmiyle kaydedilir.
- Kontrast verildiği sırada kısa süreli sıcaklık hissi ve çarpıntı olabilir.
Riskleri
Genellikle güvenli bir işlemdir. Nadir riskler arasında ritim bozukluğu, kontrast maddeye alerji, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve giriş yerinde kanama sayılabilir. Böbrek hastalığı olanlarda kontrast miktarı nedeniyle işlem gerekliliği ayrıca değerlendirilir.
Alternatif Yöntemler
Kalbin pompalama gücü ve duvar hareketleri bugün çoğu zaman girişim gerektirmeyen ekokardiyografi (kalp ultrasonu), kardiyak MR veya nükleer görüntüleme (radyonüklid ventrikülografi) ile değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle sol ventrikülografi, yalnızca gerekli görülen hastalarda yapılmaktadır.
2. Beyin Ventrikülografisi (Tarihsel Yöntem)
Bilgisayarlı tomografi ve MR’ın bulunmasından önce, beyin tümörleri, beyin içi kanamalar ve hidrosefali (beyinde su toplanması) gibi durumların tanısında beyin ventrikülleri dolaylı yöntemlerle görüntülenmeye çalışılırdı.
- İlk olarak 1918’de Amerikalı beyin cerrahı Walter Dandy tarafından tanımlanmıştır.
- Kafatasında açılan küçük deliklerden ventriküllere girilerek bir miktar beyin-omurilik sıvısı alınır, yerine hava veya gaz verilirdi (pnömoventrikülografi).
- Farklı pozisyonlarda çekilen röntgen filmlerinde ventriküllerin şekli, büyüklüğü ve simetrisi değerlendirilirdi.
Bu yöntem hasta için rahatsız edici ve riskliydi. 1970’lerden itibaren bilgisayarlı tomografi (BT), ardından manyetik rezonans (MR) görüntülemenin yaygınlaşmasıyla tamamen terk edilmiştir.
İşlem Öncesi ve Sonrası (Kalp Ventrikülografisi)
Öncesinde
- Genellikle birkaç saat aç kalınması istenir.
- Kullanılan ilaçlar, özellikle kan sulandırıcılar ve diyabet ilaçları doktora bildirilmelidir.
- Kontrast madde veya iyot alerjisi varsa mutlaka belirtilmelidir.
Sonrasında
- Giriş yerine baskı uygulanır ve belirli süre hareketsiz kalınması istenebilir.
- Kontrast maddenin atılması için bol sıvı alınması önerilir.
- Giriş yerinde şişlik, kanama, bacak veya kolda soğukluk ve uyuşma olursa hemen sağlık ekibine haber verilmelidir.






Yorum yazın