Üreme Sistemi

0
1008

Üreme Sistemi, Üreme işlevini yerine getiren, erkek ve dişi bireylerde farklı yapıda olan organ sistemi. Dişide cinselorganlar. Dişide iç üreme organlarını oluşturan yumurtalıklar ve yumurtayı dölyatağına taşıyan Fallop boruları çift ve simetrik yerleşimli organlardır. Dölyatağı ve dölyolu ise birer tanedir. Dişide dış cinsel organ. vulva adını alır. Vulvanın erişkin dişide kıllarla kaplı dış bölümüne dış dudaklar (büyük dudaklar ya da labia majora pudendi) adı verilir. Büyük dudakları oluşturan yağlı deri kıvrımı bir kapak gibi dölyolu girişini kapatır ve arkada anüs yakınlarında, apış arasında birleşir, Büyük dudakların altında daha ince yapılı iç dudaklar bulunur (küçük dudaklar, labia minara pudendi). Küçük dudakların iç yüzüne Bartholin bezleri açılır. İç dudakların boyutları kişiden kişiye değişir. Üstte küçük dudakların birleştikleri yerde klitoris bulunur. Klitoris köken olarak erkekteki penisin kadındaki karşılığıdır, ama penisten çok daha küçüktür ve içinde karıalı yoktur. Cinsel birleşme sırasında klitorisin de içi penis gibi kanla dolarak sertleşir. Bu küçük organ cinsel ilişki sırasında kadınların en çok zevk aldıkları bölgelerden biri ve cinsel açıdan gövdenin en duyarlı yeridir. Klitorisin altında idrar kanalının ağzı, onun altında da dölyolunun ağzı yer alır. Küçük dudaklar yukarıda ve aşağıda birleşerek dölyolu girişini çevreler.

Dölyolu (vajina), dudaklardan dölyatağına doğru uzanan bir geçittir. Yukarıya doğru 65 derecelik bir dönme yapan dölyolu yaklaşık 10 cm uzunluğundadır. Normalde dölyolunun ön ve arka duvarları birleşik durumdadır. Ama cinsel birleşme sırasında ve doğumda bu duvarlar kolaylıkla ayrılır, Genç kadınlarda dölyatağının içini döşeyen mukoza kıvrımlı, nemli ve pembedir, yaş-o lanmayla birlikte dölyolu mukozası düzleşir vekurıır. Hiç cinsel ilişkiye girmemiş dişilerde dölyolu girişini hemen tümüyle kapatan ince bir zar (himen, kızlık zarı) vardır. Bu zar genellikle ilk cinsel birleşme sırasında yırtılır. Yırtılmayla birlikte hafif ve kanama meydana gelir. Zarın kalın olduğu durumlarda yırtılma ancak birkaç birleşmeden sonra gerçekleşebilir. Doğumdan önce dölütün geliştiği yer olan dölyatağı dikey duran bir armuta benzer. 7-9 cm uzunluğunda içi boş bir organdır. Dölyatağı boynu (serviks) olarak adlandınlan alt bölüm ile üstte dölyatağının üçte ikisini oluşturan dölyatağı gövdesi 90 derecelik bir açı yapar. Gebe olmayan kadınlarda dölyatağının kas duvarının kalınlığı 2 cm kadardır. Dölyatağının içi endometriyum adı verilen doku tabakasıyla kaplıdır; burada pek çok bez ve kan damarı yer alır. Endometriyum ergenlikten sonra menopoza değin her ay belirli değişimlere uğrar. Adet kanamasıyla birlikte endometriyumun bir bölümü dökülerek dışarı atılır.

Dölyatağı gövdesinin üst bölümünden ve her iki yanından dışa doğru uzanan ince kanallar Fallop borularıdır. Uzunluğu yaklaşık 10 cm olan bu kanalların yumurta!ıklara ulaşan ucunda ritmik olarak kasılan parmak biçiminde kaslı yapılar vardır. Burada yumurtalıktan kanallara aktarılan yumurtaların Fallop borularının içini döşeyen tüylüuzantıların yardımıyla dölyatağına geçmesi sağlanır.

Erkekteki erbezlerinin dişideki karşılığı olan yumurtalıklar dişinin eşey hücreleri olan yumurtaları üretir. Pembe beyaz renkte ve badem biçimindeki bu organlar ortalama 3 cm uzunluğunda, 2 cm genişliğindedir. Yumurta üretiminin yanı sıra dişilik cinsel hormonları olan östrojen ve progesteron yapımı da yumurtalıklarda gerçekleşir. Dişi birey, tüm yaşamı boyunca kullanılacak yumurta hücreleriyle birlikte doğar. Dişi bir yenidoğanın yumurtalıklarında yaklaşık 2 milyon yumurta vardır. Bunların çoğu daha sonra yozlaşarak yok olur ve ergenlik çağında sayıları 300 bine kadar düşer. Üretken dönem boyunca bunlardan 450 kadarı dölyatağına ulaşır. Erkekte çift ve simetrik yapıdaki iç cinsel organlar erbezleri (testis), epididim, sperm kanalları, sperm kesecikleri, Cowper ve Littre bezleridir. Tek olan cinselorganlar içte prostat ve idrar yolu (üretra), dışta erbezi torbası (skrotum) ve penistir. Spermlerin üretildiği erbezleri aynı zamanda ergenlikte çeşitli değişimlere yol açan erkek cinsel hormonu olan testosteronu üretir. Sperm bir kanal aracılığıyla erbezlerinden penise taşımr. Erkek üreme sisteıninde spermin içinde yüzdüğü sıvıyı üreten salgıbezleri de bulunur. Erbezleri gövdenin dışında, derisi kırışık bir torbamn içinde yer alır. Erbezleri önce gövdenin içinde oluşur ve doğumdan kısa bir süre önce erbezi torbasına iner. Torba her biri bir erbezi içeren iki bölüme ayrılır. çoğunlukla sol erbezi sağdakine göre biraz daha aşağıdadır. Erbezleri bir kas sisteminin yardırmyla aşağıya ve yukarıya doğru hareket eder. Soğukta bu kaslar erbezlerini gövdeye doğru çeker, sıcakta ise aşağıya doğru sarkıtır. Erbezleri 250 kadar bölme ve birbirine bağlı 800 kadar kanaleıktan oluşur. Bu kanaleıklar birleşerek daha geniş bir toplama kanalına açılır. Erbezinin üzerine sarılmış durumda bulunan ve içinde spermlerin bir süre beklediği bu kanala epididim adı verilir. Epididim, vas deferens (sperm kanalı) adı verilen ve kalın kas duvarlarıyla çevrili başka bir kanala bağlanır. Kan damarları ve sinirlerle birlikte bu kanal sperm kordonunu oluşturur. Her bir erbezinden çıkan sperm kordonları kavis çizerek penis tabanına gelir. Kanalın genişlemiş olan son bölümlerinde spermler toplamr. Sperm kesecikleri adı verilen iki küçük bezden gelen kanalları birleştiren sperm kanalı prostat bezinin yakınında birleşir ve idrar yoluna girer. İdrar kanalı penis boyunca uzanır. Prostatın altında bulunan Cowper ve Littre bezleri salgılarım idrar yoluna boşaltır. Bu bezler cinsel birleşme sırasında penisin ucunun ıslanmasını sağlar, ayrıca sperrnlerin içinde yüzdüğü sıvıyı salgılar. Prostat bezinin ürettiği sıvıda bulunan hormon yapısındaki bazı maddeler ise birleşme sırasında dişinin dölyatağında kasılmayı kolaylaştırır ve spermin dişi üreme organlarında ilerlemesine yardımcı olur.

Spermi kadının dölyatağına ulaştıran organ penistir. Penis cinsel birleşme sırasında sertleşerek dişinin döl yoluna girer. Peniste gözenekli dokudan oluşan çubuk biçiminde üç parça bulunur. Bu dokular cinsel birleşme sırasında içlerine kan dolmasıyla genişler ve sertleşir. Sertleşme omurilikten kaynaklanan sinir uyarılarının da katıldığı karmaşık bir olaydır. insanda penisin yaklaşık dörtte birini oluşturan koni şeklindeki penis başı (glans) burada yer alan sinir uçları nedeniyle uyarılara karşı özellikle duyarlıdır. Sünnet olmamış erkeklerde penis başı sünnet derisi (prepusyum) ile kaplıdır. Cinsel birleşmede orgazm aşamasına ulaşılmadan Cowper ve Littre bezlerince salgılanan sıvılar penis başını ıslatır ve kayganlaştırır, bu sıvılar ayrıca idrar yolunda spermlere zararlı maddeleri etkisiz duruma getirir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here