Lydia (Lidya)

0
1745
Lydia

Lydia, LiDYA olarak da okunur, Batı Anadolu’nun orta kesiminde antik bölge. Kuzeyde Mysia, batıda Lonya ve Eolis (Aiolis), güneyde Karia, doğuda da Frigya bölgeleriyle çevrilidir. Güney sınırını Messogis (bugün Aydın) Dağları oluşturur. Batı sınırı Magnesia ad Sipylum’a (bugün Manisa) doğru uzanır. Kuzeyde Temnos (bugün Demirci) ve Dindymos (bugün Murat) dağları Lydia ile Mysia bölgelerini birbirinden ayırır. Doğuda Frigya ile arasında kesin bir sınır yoktur. Bugünkü Manisa ilinin hemen hemen tümünü, İzmir ilinin de doğu kesimini, bir başka deyişle Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Kaystros) vadilerini içine alır.

Bu yöreye daha İÖ 4. binyılda yerleşmişse de, Lydia halkının nezaman geldiği açık değildir. Hint-Avrupa ailesine bağlı bir dilleri olan bu halkın, Lydia’da to 2. binyılın ikinci. yarısından sonra yaşadığı bilinmektedir. İÖ 1500’lerde Atys hanedanının yönetmeye başladığı Lydia’da, daha sonra iktidara sırasıyla Heraklid (Herakleides) ve Mermnad (Mermnadai) hanedanları geçti. Homeros’un Mainoialılar diye söz ettiği Lydialılar Troya Savaşı’nda Yunanlılara karşı Troyalıların yanında yer aldılar.

İÖ 680’de Gyges ile başlayan Mermnad hanedanı döneminde Lydia Devleti gittikçe güçlendi ye yayılmacı bir politika izlemeye başladı. İÖ 7. yüzyılın ilk yarısı içinde ülke üç kez Kimmer saldırısına uğradı. Ardys, Sadyattes ve Alyattes’ten (hd İÖ y. 619 y. 560) sonra tahta çıkan son Mermnad kralı Kroisos (hd İÖ y. 560 y. 546) zenginliğiyle ünlüydü. Onun yönetimi sırasında Lydia doğuda Halys’e (Kızılırmak) kadar uzanan büyük bir devlet durumuna geldi. Bu devlete İÖ 547/46’da başkent Sardes’i ele geçirerek yakıp yıkan Pers kralı II. Kyros (Büyük) son verdi. Ulke bu tarihten İÖ ,334’e değin Perslere bağlı kaldıktan sonra İskender’in (Büyük) eline geçti. Onun ölümü (10 323) üzerine komutanlarından Lysimakhos’ un, İÖ 282’de I. Selevkos’un, daha sonra da III. Antiokhos’un egemenliğine girdi. to 188’de Romalılarla III. Antiokhos arasında yapılan Apameia Barışı sonrasında Pergamon (Bergama) kralı II. Eumenes’e verildi. İÖ 133’te Roma’nın Asya Eyaleti’ne bağlandı.

Lydia’nın en önemli kenti Sardes’tir. Tmolos Dağlarının (Bozdağ) kuzey eteklerinde, Hermos ırmağı vadisinin bereketli topraklarında kurulu olan kentin içinden akarak Hermos’a karışan PaktoİÖs (Sart) Çayının suları altın içermesi nedeniyle eskiçağda ün kazanmıştı. Tarihte ilk sikkeleri altın ve gümüşten Lydialılar dökmüşlerdi. Altın dökümhanelerinin bulunduğu Sardes’te en önemli endüstri dokumacılıktı. Tmolos Dağlarının güney eteklerinde, Kaystros ırmağı vadisi içindeki en önemli Lydia kenti ise Hypaipa’ydı. Bu kent yün dokumacılığı ve kök boyalarıyla tanınırdı. Mysia sınırındaki Thyateria (bugün Akhisar) kenti yüncülük, yün boyacılığı ve dericilikte ileri gitrnişti, Bölgenin doğusu ve Hermos Irmağının kaynaklarına yakın bölümü Katakekaumene adını taşıyordu, Yanık ülke anlamına gelen bu ad, yöredeki eski volkanik araziden kaynaklanıyordu. Katakekaumene’ nin şarapları çok lezzetli ve ünlüydü, Lydia’nın doğudaki en tanınmış kenti Philadelphia (bugün Alaşehir), Pergamon kralı Eumenes’in kardeşi Attalos Philadelphos tarafından kurulmuştu ve eskiçağda sık sık deprem felaketine uğramıştı. Maionia, lulia Gordos (bugün Gördes), Saittai ve Silandos (bugün Kara Selendi) yörenin başka kent ve kasabalarıydı.

Lydia

Akdeniz ikliminin egemen olduğu Lydia bölgesinde özellikle Hermos ve Kaystros ırmaklarının vadileri Antik Çağda da gününümüzdeki gibi zengindi. Bugün tütün, pamuk, meyve ve üzüm bağlarının yer aldığı Lydia vadileri, o zaman geniş otlaklarla kaplıydı. Fındık, nar, elma, kestane ve ceviz ağaçlarının bulunduğu Tmolos Dağlarında, şarapçılıkta kullanılan üzüm de yetiştiriliyordu. Gene bu dağlardan toplanan safrandan yapılan kokular, Antik Çağda sevilen lüks tüketim malları arasında ön sırayı alıyordu. Maden bakımından da zengin olan Tmolos’tan gümüş, bakır, boya yapımında kullanılan arsenik ile ilaç yapımında yararlanılan antimon çıkarılıyordu. Bölgenin bir başka maden zenginliği de cıva idi. Kaystros Vadisinin doğusunda eskiçağın en kaliteli civa yatakları bulunuyordu. Cıvaları, metal levhaları gümüşleyip parlatarak ayna yapmakta yararlanılıyordu. Lydia’ nın dokuma ve battaniyeleri de çok ünlüydü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here