Londra Boğazlar Sözleşmesi, 13 Temmuz 1841’de Osmanlı Devleti ile İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya arasında imzalanan uluslararası anlaşmadır. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının statüsünü ilk kez çok taraflı bir uluslararası sözleşmeyle belirlemesi bakımından Türk Boğazları tarihinde bir dönüm noktasıdır.

Sözleşmenin Arka Planı
Mısır Sorunu
Osmanlı’ya bağlı Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, 1830’larda Osmanlı yönetimine karşı ayaklandı. Mısır ordusu Suriye’yi ele geçirerek Anadolu içlerine, Kütahya’ya kadar ilerledi. Sultan II. Mahmud, Avrupa devletlerinden yeterli destek bulamayınca Rusya’dan yardım istedi.
Hünkâr İskelesi Antlaşması (1833)
Rusya ile imzalanan bu antlaşmanın gizli maddesine göre Osmanlı Devleti, Rusya’nın bir saldırıya uğraması halinde Çanakkale Boğazı’nı yabancı savaş gemilerine kapatacaktı. Bu durum, Rusya’ya Boğazlar üzerinde fiilen ayrıcalıklı bir konum kazandırıyor ve Osmanlı Devleti’ni adeta Rus himayesine sokuyordu. İngiltere ve Fransa bu gelişmeden büyük rahatsızlık duydu.
İkinci Mısır Krizi ve 1840 Londra Antlaşması
Mehmed Ali Paşa’nın 1839’da yeniden ilerlemesiyle kriz tekrar alevlendi. İngiltere öncülüğündeki Avrupa devletleri, 1840 Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti’nin yanında yer alarak Mehmed Ali Paşa’yı geri çekilmeye zorladı. Mısır meselesi çözüme kavuşturulunca sıra Boğazlar sorununa geldi.
Sözleşmenin Maddeleri
- Osmanlı Devleti barış zamanında İstanbul ve Çanakkale boğazlarını tüm yabancı devletlerin savaş gemilerine kapalı tutacaktı.
- Bu kural, Osmanlı Devleti’nin eskiden beri uyguladığı “kadim kural” olarak tanımlandı ve diğer devletler bu kurala uymayı kabul etti.
- Osmanlı Devleti, İstanbul’daki elçiliklerin hizmetinde bulunan hafif savaş gemilerine izin verebilecekti.
- Diğer devletlerin de sözleşmeye katılmaya davet edilmesi öngörüldü.
Sözleşme, savaş zamanında Boğazların durumunu ayrıntılı olarak düzenlemedi. Bu konu Osmanlı Devleti’nin takdirine bırakılmış kabul edildi.
Sonuçları ve Önemi
- Hünkâr İskelesi Antlaşması geçersiz kaldı: Rusya’nın Boğazlar üzerindeki ayrıcalıklı konumu sona erdi.
- Boğazlar uluslararası bir mesele haline geldi: Boğazların statüsü artık yalnızca Osmanlı ile tek bir devlet arasında değil, büyük devletlerin ortak kararıyla belirlenmeye başlandı.
- Osmanlı egemenliği sınırlandı: Osmanlı Devleti kendi toprakları içindeki boğazlar hakkında tek başına karar verme yetkisinin bir kısmını kaybetti.
- Karadeniz güvenliği: Rus donanmasının barış zamanında Akdeniz’e çıkışı engellenirken, Batılı devletlerin savaş gemilerinin de Karadeniz’e girişi kısıtlandı.
- İngiltere’nin etkisi arttı: İngiltere, Osmanlı Devleti üzerindeki etkisini güçlendirdi.
Sözleşmeye Sonradan Katılanlar
Sözleşmeye ilerleyen dönemde başka Avrupa devletleri de katıldı. Kaynaklarda Toskana, Danimarka, Belçika, İsveç-Norveç gibi devletlerin sözleşmeye katılımından söz edilir.
Türk Boğazları Rejiminin Sonraki Gelişimi
| Tarih | Anlaşma | Boğazlarla ilgili hüküm |
|---|---|---|
| 1833 | Hünkâr İskelesi | Rusya lehine gizli madde |
| 1841 | Londra Boğazlar Sözleşmesi | Barışta yabancı savaş gemilerine kapalı |
| 1856 | Paris Antlaşması | Karadeniz tarafsızlaştırıldı, 1841 esasları teyit edildi |
| 1871 | Londra Konferansı | Karadeniz’in tarafsızlığı kaldırıldı |
| 1923 | Lozan Antlaşması | Boğazlar Komisyonu, silahsızlandırılmış bölge |
| 1936 | Montrö Sözleşmesi | Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliği güçlendirildi. Günümüzde yürürlükte |
Karıştırılmamalı: 1913 Londra Antlaşması
1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi, 30 Mayıs 1913‘te I. Balkan Savaşı sonunda imzalanan Londra Antlaşması ile karıştırılmamalıdır. 1913 antlaşması, Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki toprak kayıplarıyla ilgilidir.






Yorum yazın