Eskatologya

0
1442

Eskatologya, özellikle Musevilik ve Hıristiyanlıkta, kıyamet, ölülerin dirilmesi, Son Yargı ve benzer inançlarla ilgili ahiret öğretileri. Zerdüştlükte, yazılı kültüre geçmemiş halkların dinlerinde, eski Akdeniz ve Ortadoğu kültürleri ile Doğu uygarlıklarındaki dinlerde de benzer kavramlara rastlanır. İslamda ahiret kavramı, kıyamet ile başlayarak sonsuza değin sürecek olan dünya ötesi yaşamı belirtir.

Genel olarak eskatologya bir yandan mitosa dayalı, öbür yandan da tarihsel ahiret öğretileri olmak üzere, zaman ve tarih anlayışları bakımından birbirinden temelden farklı iki biçimde ortaya çıkar. Mitosa dayalı ahiret öğretileri, kozmos (düzen) ile kaos (düzensizlik) arasındaki ilksiz ve sonsuz mücadeleyi temel alır. Bu öğretilerde tarihin anlamı, kozmosun ilksiz ve sonsuz, dünyanın başlangıcının ise yinelenebilir 0lmasındadır. Buna karşılık tarihsel ahiret öğretileri, mitosa dayalı bir başlangıca değil, tarihin ilerlemesinde birer dönüm noktası sayılan, tarihlenebilir olaylara dayanır.

Budacı eskatologya, yeniden doğuş döngüsünün ayrılmaz parçası olan acı ve elemden kurtuluş özlemine dayanır. Bütün yaratıklar, geçmişteki davranışlarının ahlaki içeriğine göre sürekli olarak başka biçimlerde dünyaya gelir. Kurtuluşa, Nirvana olarak adlandırılan sonsuz esenliğe ulaşılarak varılır. Hindu dini de varoluş, yeniden doğuş ve acı çekmekten oluşan sonsuz döngülerden benzer biçimde bir kurtuluşu öngörür. Ama bu kurtuluş, ruhun ilksiz ve sonsuz özünün farkına varması yani madde içinde hapsolması yüzünden yitirdiği bilinci yeniden kazanması, bunun sonucunda ilksiz ve sonsuz mutlak varlıkla özdeşleşip birleşmesiyle gerçekleşir.

Eski Ahit’in temelini oluşturan tarihsel ahiret öğretileri özellikle Musevilik ve Hıristiyanlığın inanç sistemlerinde önemli yer tutar. Eski Ahit’in eskatologyası, İsrailoğullarını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getiren felaketlerin, Yahudilerin Tanrı’nın yasalarına ve iradesine aykırı davranmasından ileri geldiği inancına dayanır. Yahudiler, Tanrı’nın iradesine uyarak bir daha sapmamak üzere doğru yola girecek, ahlaki ve maddi bakımdan yenilenecek, böylece sonunda Tanrı’nın amacı gerçekleşecektir. Bu eskatologya, kurtarıcı bir tarih anlayışına yakından bağlıdır. Buna göre Yahudi halkı, Tanrı’nın iradesini yerine getirmek üzere seçtiği bir araçtır; Tanrı’nın vaatlerinin yerine gelmesiyle bu halk hem kendini, hem de tüm insanlığı kurtuluşa ulaştıracaktır. Musevi ilahiyatında ölümden sonrasını belirten olam ha-ba (gelecekteki dünya) aynı zamanda Mesih’in başlataeağı yeniden yaratılış döneminin de adıdır.

Museviliğin eskatologyasında belirleyici olay gelecektedir; oysa Yeni Ahit’e göre bu gelecek Hz. ısa’nın gelişiyle şimdiden başlamıştır. Hıristiyan eskatologyasının odağında yer alan Hz. İsa gelecekte kurulacak Tanrı Krallığı’nın habercisidir. Günahın egemenliğinden kurtuluş çağı, Tanrı’nın Mesih’i olarak görülen Hz. Isa aracılığıyla ve onun eliyle başlatılrnıştır. Ama Hıristiyanlığın tarihsel gelişmesi boyunca bu ilk ahiret öğretisi çok farklı biçimlerde yorumlanmış ve değişik ölçülerde benimsenmiştir. Bir kurtarıcı ya da koruyucu beklentisine dayanan Mesihçilik, İsa’nın İkinci Gelişi’nden önce ya da sonra başlayacak bir binyıl inancı ve Tanrı’nın tarihe ansızın müdahale edeceği umuduna dayalı kıyamet beklentileri, değişik yorumlardan bazılarıdır. 20. yüzyıl Hıristiyan ilahiyatının farklı kolları belki de bir tek konuda birleşir. Tanrı’nın sonunda bütün yaratılışı günahın egemenliğinden kurtarmasını bekleyen iman, daha doğuştan ahirete dönüktür.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here