Yapı ve Yapım Sistemleri

0
2511
Yapı ve Yapım Sistemleri

Yapı ve Yapım sistemleri, yapıların inşa edilmesinde kullanılan yöntemler ve bu amaca yönelik sanayi.

İlk insanlar barınaklarını kamış, ot ve ağaç dalı, hayvan postu, taş, buz ve çamur gibi malzemelerle inşa ediyorlardı. Yapım yöntemlerinin gelişmesiyle ahşap ve taş ana yapı malzemeleri haline geldi. Ağaç bulunan bölgelerde kütükler yarılarak tahtalar elde edilmeye, bu tahtalar da kesilerek çatıları taşıyan aşıklar. mekanları bölmelere ya da odalara ayıran dikmeler üretilmeye başladı. Taş inşaatın geçmişi ise Mısırlıların kireçtaşından saray, tapınak ve mezarlar yapmaya başladıkları 10 4. ve 3. binyıla değin geri gidiyordu. Eski Yunanlılar kaba yontulmuş taşlarla duvar örerken bazen harç olarak ki! .kullandılar. Kireç harcını geliştirdiler ve İÖ 2. yüzyılda, bu harca taş kırıkları karıştırarak bir tür beton elde ettiler. Kilden yapılan ve boyutları küçük olduğu için taştan daha kolay örülen tuğla Mezopotamya uygarlıklarında kullanılıyordu. Gerek Roma mimarlığında, gerekse daha sonraki Avrupa mimarlıklarında kemer, tonoz ve kubbe gibi yapı öğeleri 16. yüzyılın ortalarına değin tuğlayla yapıldı.

Yapı ve Yapım Sistemleri

18. yüzyıldaki Sanayi Devrimi’nden sonra demir, yüksek dirençli ve yanmaz bir malzeme olarak yeni bir inşaat dönemi başlattı. Demirden yapılan sağlam çerçeveler birbirine perçinlenerek büyük yapılar oluşturuldu. 20. yüzyılın başlarında demirin yerini çelik aldı. Bu gelişme, 1870’lerde icat edilen gerçek betonla birlikte, çok katlı yapıların inşa edilmesine olanak verdi. IL Dünya Savaşı’nın ardından işgücü eksiği, bombardımanların yol açtığı konut açığı ve devletin inşaatlara katılımı, yüzyılın başından beri bilinen prefabrikasyonda yeni yöntemlerin gelişip yaygınlaşması sonucunu getirdi.

Bir yapı inşa edilmeden önce, işlevinin belirlenmesi, coğrafi konumunun seçilmesi, yaklaşık maliyetinin hesaplanması ve bir mimar tarafından projesinin hazırlanması gerekir. Mimari tasarım süreci, basitten başlayarak gittikçe ayrıntılanır ve kesin aşamaya gelir. Yapının görünüm ve biçimini ana çizgileriyle anlatan, bir anlamda şematik bir taslak olan ön projenin (avan proje) ardından plan, kesit, görünüş ve perspektif çizimlerini içeren ayrıntılı uygulama projesi yapılır. Bunlardan sonra yapı öğelerinin tasarım, konum ve boyutlarının yanı sıra, malzeme niteliklerinin ve inşaatta uygulanacak işçiliklerin de tanımlandığı ince yapı projesi hazırlanır.

Yapıların çoğunda, temel katlarının verilmesi ve konumlarının saptanması inşaatın gerçek başlangıcını oluşturur. Temelin niteliği, yapının ağırlığına ve üstüne oturduğu zeminin direncine bağlıdır. Temelin bağlayıcı işlevini görebilmesi ve yapının zemine aşırı ya da dengesiz biçimde oturmasının önlenmesi, ancak bu iki etkenin arasındaki ilişkinin doğru olmasıyla sağlanabilir.

Yapılar yığma ve iskelet (karkas) olmak üzere iki yöntemle inşa edilebilir. Yığma yapıda taşıma işlevini duvarlar yerine getirir. Bunlar taş ya da tuğladan örülebilir. Duvarların sağlamlığını artırınak ‘ve birbirlerine bağlanmasını sağlamak için yer yer boydan boya yatay hatıllar oluşturulur. Bunlar tuğla duvarlarda ahşap ya da betondan, taş duvarlarda tuğla ya da betondan yapılır.

Bir yapıyı taşıyan iskelet üç ana malzemeden olabilir: Ahşap, çelik ve beton. Birbirine bağlanan yatay (kiriş) ve düşey (dikme) öğelerden oluşan ahşap iskelet hafif, ucuz ve basit bir sistemdir. Çelik iskeletin yatay ve düşey (kolon) öğeleri perçin, cıvata ya da kaynakla birleştirilir. Beton iskelet çelik iskeletten ucuz olmakla birlikte, ağır yükleri taşıyabilmesi için demir ya da çelikle güçlendirilmesi gerekir. Bu yönteme beton arme adı verilir. Betonarme iskelet yapmak için ahşap ya da çelikten bir kalıp sistemi hazırlanır, bunun içine çelik çubuklar yerleştirilir ve beton dökülür, Beton donduktan sonra kalıp sökülür. Ongerilimli beton yönteminde ise, kalıbın içinde gerilen yüksek dirençli çelik teller beton döküldükten sonra da donma tamamlanana değin sabit tutulur. Bu yöntemle 300 m’ye kadar açıklıklar geçilebilmektedir.

Yatay bir taşıma öğesi olan döşernenin, yapının içine konabilecek her türlü yükü kaldıracak güçte olması ve bu yükleri taşıyıcı duvarlara ya da iskelete iletebilmesi gerektir.

Çatının düz ya da eğimli olması, çatı türüne, üstüne gelecek yüke ve yapının mimari özelliğine bağlıdır.

Geniş açıklıklı çatı örtüleri elde edebilmek için üçgen öğelerden oluşan uzay kirişlerdene) yararlanılabilir.

Bir yapının işlevini eksiksiz yerine getirebilmesi için bazı yardımcı donatımlar da gereklidir. Bunlar şöyle sıralanabilir: ısıya, suya ve neme karşı yalıtım, havalandırma, elektrik, ısıtma, pis ve temiz su tesisatları .

Su yalıtımı için en iyi olan poliüretan enjeksiyon. Betonarmelerde meydana gelen, çeşitli sebeplerden dolayı oluşmuş olan çatlaklardan gelen su ve sıvıların yalıtımı için geliştirilmiş bir teknolojidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here