İçeriğe geç
Güvenilir bilgi, anlaşılır anlatım

Yapay Zekâ Hukuku Söyleşisi: Av. Ezgi Çalışkan ile 8 Soruda Yapay Zekâ, Sorumluluk ve Kişisel Veriler

Yayınlandı: 7 dk okumaBilgimNette Editör Ekibi
Yapay zekâ hukuku: hâkim tokmağı, adalet terazisi ve yapay zekâ figürü

Yapay zekâ artık sadece teknoloji şirketlerinin değil; işverenlerin, öğrencilerin, doktorların, avukatların ve sıradan kullanıcıların da gündeminde. Peki bu araçlar hata yaptığında ne olacak? Ürettikleri metin kime ait? Bir sohbet robotuna yazdığımız bilgiler nereye gidiyor?

Bu soruları, bilişim hukuku, kişisel verilerin korunması ve yapay zekâ hukuku alanlarında çalışan Hukuk Mühendisi Av. Ezgi Çalışkan ile konuştuk. Çalışkan, hukuk ile teknolojinin kesiştiği alanda müvekkillerine danışmanlık veriyor.


1. Yapay zekâ hukuku tam olarak nedir?

Av. Ezgi Çalışkan: Yapay zekânın geliştirilmesi, satılması ve kullanılması sırasında ortaya çıkan hukuki soruların tamamı. Tek bir kanun değil; kişisel veriler, telif hakları, tazminat, ceza hukuku, iş hukuku ve tüketici hukuku aynı anda devreye giriyor.

Bir örnek vereyim: Bir şirket iş başvurularını yapay zekâyla eliyor. Burada aynı anda kişisel veri işleme, ayrımcılık yasağı ve adayın otomatik karara itiraz hakkı gündeme geliyor. Yapay zekâ hukuku, bu parçaları bir araya getirip “bu sistemi hukuka uygun nasıl kullanırım?” sorusuna cevap veriyor.

2. Türkiye’de bir yapay zekâ kanunu var mı?

Av. Ezgi Çalışkan: Henüz yok. Yapay zekâyı bütünüyle düzenleyen, yürürlükte bir kanunumuz bulunmuyor. Meclis’e sunulmuş teklifler var; örneğin 24 Haziran 2024’te sunulan Yapay Zekâ Kanun Teklifi hâlâ komisyonda. 7 Kasım 2025’te sunulan bir başka teklif ise deepfake içeriklerin etiketlenmesi gibi konularda mevcut kanunlarda değişiklik öneriyor. Ama bunlar yasalaşmadıkça bağlayıcı değil.

Devletin yönü ise belli: Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026–2030), 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yayımlandı. Bu bir politika belgesi; özel sektöre doğrudan yükümlülük getirmiyor ama yakında daha ayrıntılı kuralların geleceğinin işareti.

Bugün bir uyuşmazlık çıktığında ise Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gibi mevcut mevzuatla çözüyoruz. Yani “kanun yok, o hâlde serbest” demek büyük bir yanılgı.

3. AB’nin Yapay Zekâ Yasası Türk şirketlerini ilgilendiriyor mu?

Av. Ezgi Çalışkan: Avrupa’ya ürün ya da hizmet satan herkesi ilgilendiriyor. AB Yapay Zekâ Yasası (Tüzük 2024/1689), sistemi AB pazarına sunan ya da çıktısı AB’de kullanılan sağlayıcılara, AB dışında kurulu olsalar bile uygulanıyor. Avrupalı müşterisi olan bir Türk yazılım şirketi doğrudan kapsamda olabilir.

Takvim de önemli:

  • 2 Şubat 2025’ten beri yasaklı uygulamalar yürürlükte. Örneğin insanları manipüle eden ya da sosyal puanlama yapan sistemler bunlardan.
  • 2 Ağustos 2025’ten beri genel amaçlı yapay zekâ modellerine ilişkin yükümlülükler uygulanıyor.
  • Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişiklik paketiyle (Tüzük 2026/1744) yüksek riskli sistemlerin kuralları ertelendi. İşe alım ve eğitim gibi alanlarda kullanılan sistemler için yeni tarih 2 Aralık 2027, ürünlere gömülü sistemler için 2 Ağustos 2028.
  • Aynı paket, kişilerin rızası olmadan mahrem görüntü üreten sistemleri 2 Aralık 2026’dan itibaren yasaklıyor.

Yasaklı uygulamalarda para cezası 35 milyon avroya ya da dünya çapındaki yıllık cironun %7’sine kadar çıkabiliyor. Bu yüzden AB’ye iş yapan şirketlere bugünden hazırlık yapmalarını söylüyorum.

4. Yapay zekâ yanlış bir karar verirse ya da yanlış bilgi verirse kim sorumlu?

Av. Ezgi Çalışkan: Yapay zekânın hukuken bir kişiliği yok; dava edilemez, tazminat ödeyemez. Sorumluluk her zaman bir insana ya da şirkete dönüyor. Hangisine döneceği somut olaya bağlı:

  • Sistemi geliştiren veya satan şirket: Ürün ayıplıysa ya da yeterli güvenlik önlemi alınmamışsa. Ürün niteliğindeki sistemlerde 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu da gündeme gelebilir.
  • Sistemi kullanan şirket: Müşterisine yapay zekâyla hizmet veriyorsa, karşı tarafa sözleşmeden doğan borcunu o yerine getiriyor demektir. “Yapay zekâ hata yaptı” demek, müşteriye karşı sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
  • Kullanıcının kendisi: Yapay zekânın çıktısını kontrol etmeden başkasına zarar verecek şekilde kullandıysa, Türk Borçlar Kanunu md. 49’daki haksız fiil sorumluluğu söz konusu olabilir.

Pratikte en çok karşılaştığımız soru şu: “Yapay zekâ bana yanlış bilgi verdi, ben de ona göre hareket ettim.” Burada sözleşme şartları, sistemin nasıl sunulduğu ve kullanıcının makul özeni gösterip göstermediği birlikte değerlendiriliyor.

5. Yapay zekâyla üretilen metin, görsel veya müziğin sahibi kim?

Av. Ezgi Çalışkan: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre eser, “sahibinin hususiyetini taşıyan” bir fikir ve sanat ürünü (md. 1/B). Eser sahibi de onu meydana getiren kişi (md. 8). Kanun bu kişinin bir insan olduğunu varsayıyor.

Bu yüzden insanın yaratıcı katkısı olmadan, tamamen yapay zekâ tarafından üretilmiş bir içeriğin eser sayılması bugünkü sistemde çok tartışmalı. Ama insan; içeriği seçiyor, düzenliyor, şekillendiriyor ve kendi yaratıcılığını ortaya koyuyorsa, bu katkı korunabilir.

Kullanıcılara iki pratik tavsiyem var:

  1. Kullandığınız aracın kullanım koşullarını okuyun. Çıktıların ticari kullanımına ilişkin kurallar araçtan araca değişiyor.
  2. Ticari işlerde, yapay zekânın başkasının eserini kopyalamış olma ihtimaline karşı çıktıyı mutlaka kontrol edin. Telif ihlalinin sorumlusu, içeriği yayınlayan sizsiniz.

6. ChatGPT gibi araçlara kişisel veri girmek sorun mu?

Av. Ezgi Çalışkan: Bireysel kullanımda en büyük risk, kendi gizliliğinizi farkında olmadan paylaşmanız. Şirketler için ise mesele çok daha ciddi. Bir çalışan müşteri listesini, bir hastanın raporunu ya da bir çalışanın bordrosunu bir yapay zekâ aracına yüklediğinde, şirket Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri sorumlusu olarak sorumlu.

Burada üç başlık var:

  • Hukuki sebep: Veriyi işlemenin kanuni bir dayanağı olmalı.
  • Yurt dışına aktarım: Araçların sunucuları çoğunlukla yurt dışında. Yurt dışına aktarım, 2024’te değişen KVKK md. 9’daki şartlara tabi.
  • Veri güvenliği: KVKK md. 12, gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmasını zorunlu tutuyor. Çalışanlara yapay zekâ kullanım politikası vermemek de bir tedbir eksikliği.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu Kasım 2025’te “Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi”ni yayımladı. Bu konuda iş yapan herkesin okuması gereken bir metin.

Bir de az bilinen bir hak var: KVKK md. 11/1-(g) uyarınca, verilerinizin münhasıran otomatik sistemlerle analiz edilmesi sonucunda aleyhinize bir sonuç ortaya çıkarsa buna itiraz edebilirsiniz. Örneğin yalnızca bir algoritma tarafından reddedilen bir kredi ya da iş başvurusunda bu hak önem kazanıyor.

7. Deepfake ve yapay zekâyla dolandırıcılığa karşı ne yapılabilir?

Av. Ezgi Çalışkan: Sesinizi taklit eden bir arama, yüzünüzün kullanıldığı sahte bir video ya da adınıza açılmış bir hesap… Bunlar artık her gün karşılaştığımız olaylar. Özel bir yapay zekâ kanunu olmasa da Türk Ceza Kanunu’ndaki mevcut suç tipleri uygulanıyor:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK md. 134)
  • Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma (TCK md. 136)
  • Hakaret (TCK md. 125)
  • Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK md. 158/1-f)

Ayrıca kişilik haklarına saldırı nedeniyle Türk Medeni Kanunu md. 24–25 uyarınca hukuk davası açılabilir ve maddi-manevi tazminat istenebilir.

Böyle bir durumda ilk yapılması gereken: İçeriğin ekran görüntüsünü, bağlantısını ve tarihini kaydetmek, içeriği silmeden önce delil olarak saklamak, ardından vakit kaybetmeden savcılığa başvurmak ve içeriğin kaldırılması için hukuki yollara gitmek. Dolandırıcılık söz konusuysa bankanızı da hemen arayın.

8. Avukatlar ve diğer meslek mensupları yapay zekâyı nasıl kullanmalı?

Av. Ezgi Çalışkan: Yapay zekâ çok güçlü bir yardımcı ama bir avukatın yerini tutmaz. Ben iki çizgiyi net görüyorum:

  1. Doğrulamadan kullanmamak. Yapay zekâ bazen gerçekte var olmayan mahkeme kararları ve kanun maddeleri uydurabiliyor. Yurt dışında, var olmayan içtihatlara dayanan dilekçeler nedeniyle avukatlara yaptırım uygulanan davalar oldu. Her kaynağın aslından kontrol edilmesi gerekiyor.
  2. Müvekkil sırrını korumak. Avukatlık Kanunu md. 36, avukatlara sır saklama yükümlülüğü getiriyor. Müvekkil bilgilerini, verileri nasıl işlediğini bilmediğiniz bir araca yüklemek bu yükümlülükle bağdaşmayabilir.

Bu kurallar doktorlar, mali müşavirler ve sır saklama yükümlülüğü olan diğer meslekler için de aynen geçerli.


Son söz: Bireyler ve şirketler bugün ne yapmalı?

Av. Ezgi Çalışkan: Bireylere tavsiyem, yapay zekâya kimlik numarası, sağlık bilgisi veya banka bilgisi gibi bilgileri yazmamaları ve önemli kararlarda yapay zekânın cevabını tek kaynak olarak görmemeleri.

Şirketlere ise şunu söylüyorum: Hangi yapay zekâ araçlarını kullandığınızı listeleyin, çalışanlarınız için yazılı bir kullanım politikası hazırlayın ve AB’ye iş yapıyorsanız takvimi şimdiden planlayın. Kanun çıktığında hazırlığa başlamak, her zaman daha pahalıya mal oluyor.


Söyleşi konuğu: Av. Ezgi Çalışkan
Bilişim hukuku, kişisel verilerin korunması ve yapay zekâ hukuku alanlarında çalışıyor. Hukuk Mühendisliği (Legal Engineering) programını tamamladı.

Kaynaklar

Bu söyleşi genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bilgiler 26 Ekim 2026 itibarıyla günceldir.

Faydalı bulduysanız paylaşın:

Hazırlayan

BilgimNette Editör Ekibi

BilgimNette, 2011'den bu yana yayında olan bağımsız bir Türkçe bilgi sitesidir. İçeriklerimiz editoryal politikamız çerçevesinde güvenilir kaynaklara dayanılarak hazırlanır, düzenli olarak gözden geçirilir ve güncellenir. Hata bildirimleri ve önerileriniz için İletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır. Reklam, bağlantı ve kişisel bilgi (telefon, adres, T.C. kimlik no vb.) içeren yorumlar yayınlanmaz.