Meme Bezi

0
2629
meme-bezi

Meme bezi, memelilerde, dişide süt yapımını üstlenen, erkekte ise körelip genellikle işlevsiz kalan dış salgı bezi. Etkinliği iç salgı sistemince düzenlenir ve doğumla birlikte ortaya çıkan hormon değişiklikleriyle birlikte işlev görmeye başlar.

En ilkel memelilerden tekdeliklilerde (örn. ornitorenk) kanallardaki süt doğrudan dışarı akar, yavru postun üstündeki sütü yalar. Bunlarda meme başı yoktur, memeler iki cinste de işlev görür. Keselilerde (örn. kanguru) memeler karın tarafında yer alır, bazı türlerde koruyucu bir deri kıvrımının ya da kesenin içindedir. Yeni doğmuş yavrunun ağzına aldığı meme başı burada genişleyerek yavrunun annesinin vücuduna sıkıca tutunmasını sağlar. Yavru büyüyüp geli şen e değin meme başına asılı kalır; bundan sonra, daha üstün yapılı memeliler de olduğu gibi istediği zaman süt emer (bak. emzirme). Sığır, at ve balinada meme bezleri kasık bölgesinde, Primates takımın da göğüste yer alır. Küçük memelilerin çoğunda karın tarafında birkaç çift meme bulunur.

Meme bezleri, değişikliğe uğramış terbezlerinden türemiştir. Embriyon döneminde bacak taslaklarından kol taslaklarına uzanan süt çizgisinde, ektoderm yapısında uzunlamasına bir kabartı ortaya çıkar. Bu kabartıdaki hücreler çoğalarak daha sonra meme bezlerine dönüşen kümecikleri oluşturur.

Meme sayısı türden türe, bir batında doğan yavru sayısıyla orantılı olarak değişir. İnsanda normalolarak göğüs kemiğinin yanlarında birer tane olmak üzere iki meme vardır. Bununla birlikte doğuştan bir bozukluk sonucunda, koltuk altı ile kasık arasında herhangi bir bölgede birden fazla meme (polimasti) ya da meme başı (hiperteli) oluşabilir.

İnsanda meme dokusu,  Doğum yapmamış kadında meme bezi, koni biçimli bir salgı bezi topluluğu ile bunu saran ve değişebilen miktardaki yağ dokusundan oluşur. Bez dokusu kanal hücre si kardonlarından yapılı 15-20 lob içerir; lobların her birinde geniş lifsi askılarla (Cooper bağları) birbirinden ayrılmış çok sayıda küçük lobcuk vardır. Bu askılar memenin altındaki göğüs kaslarını kaplayan bağdoku yapısındaki zarsı örtüyü deriye bağlar. Her lobun kendi boşaitıcı kanalı vardır; bunlar meme başının altında birleşip geniş bir süt havuzcuğu oluşturur, meme başının ucundaki topluiğne başı genişliğindeki deliğe yaklaşırken gene daralır. Meme başını çevreleyen pigmentli halkada (areola) bulunan ışinsal ve daire biçiminde düzenlenmiş kasların dokunmayla uyarılıp kasılması ve sertleşmesi emmeyi kolaylaştırır. Bu bölge ayrıca emzirme sırasında meme başının kayganlığını sağlayan yağ bezlerini de içerir.

meme-bezi

Ergenlik döneminde olgunlaşan yumurtalıklardan salgılanan östrojenin etkisiyle kanal hücreleri çoğalarak dallar oluşturur. Yumurtlamanın ardından sarı cisimden(*) (corpus luteum) salgılanan progesteron hormonu, kanal hücrelerinin süt yapan hücrelere dönüşerek salkımlar halinde kümeleşmesini sağlar. Bu hücrelerin arasında, kasılarak sütün dışarı fişkırmasını sağlayan düz kas hücreleri yer alır. Salkımlar genellikle dökülmüş epitel hücreleriyle doludur, gebeliğin başlamasıyla bu hücreler uyarılarak çoğalmaya başlar. Memeler büyür, gerginleşir, duyarlılıkları artar. Meme başındaki pigmentli halka genişler, rengi koyulaşır. Hipofiz bezinden salgılanan prolaktin ile eteneden salgılanan öbür hormonlar süt salgısının başlamasını sağlar. Emzirme döneminin sonunda meme bezleri ve meme başı hemen tümüyle gebelikten.önceki durumuna döner. Menopozdan sonra bezler atrofiye uğrayarak yerini büyük ölçüde bağdoku ve yağ dokusuna bırakır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here