Beş Fitness Efsanesini Avladık

0
678

Bir spor salonuna gittiğinizde ya da spor yapan biriyle konuştuğunuzda, kilo kaybı ile ilgili pek çok tavsiye ile karşılaşırsınız.

Sports International Spor Direktörü Muratcan Üner, üyelerinden duydukları spor mitlerini anlattı ve uyardı; “Yağ yakıcı mucizelerden zayıflatıcı iksirlere kadar tüm bu sahtelikler asla takip edilmemeli!”

Efsane 1: Kalp atış hızınızı yağ yakım nabzı civarında tutun
Eğer daha hızlı bir şekilde yağ yakmak için maksimum kalp atım hızınızın yüzde 60-70’i arasında kalarak egzersiz yapıyorsanız, zayıflamanızı yavaşlatıyor olabilirsiniz. ‘Yağ yakma nabız aralığı’ tamamen bir efsanedir. Orta şiddetli bir hızda egzersiz yaparken, tek bir kaloride yüzdesel olarak daha fazla yağ yaktığınız doğru olsa da, egzersiz sonunda total olarak da, yağdan harcanan kalori miktarı olarak da daha az kalori yakarsınız.
Özellikle kardiyo antrenmanlarında, üç değişik enerji sistemini de çalıştırmamız gerekir. Eğitmen ve doktorunuzun onay verdiği nabız aralıklarına sadık kalarak, haftanın iki günü orta şiddet ,bir günü yüksek şiddet, bir günü ise düşük şiddetle kardiyo egzersizi yaparsanız, kalp damar sağlığınızı geliştirmek ve metabolizmanızı daha iyi çalıştırmak için en doğru adımı atmış olacaksınız.
İşin sırrı, nabzın düşük olmasından ziyade, düzenli ve sık egzersiz ile doğru beslenmeyi bir araya getirmek.

Efsane 2: Bir seviye atlamak için kardiyo hızlandırmak en iyi yoldur
Kiloyu vücutta fazla depolanan yağlardan kaybetmek için en etkili yöntem, programa hem kardiyo, hem de ağırlık antrenmanı eklemektir. Yapılan bir araştırmada, doğru ve kontrollü kalori alımı ile beraber günde 30 dakika bisiklet süren kişilerin, sekiz hafta içerisinde üç kilo yağ kaybettikleri ve yarım kilo kas kazandıkları görüldü. Diğer bir grup ise sekiz hafta süresince günde 15 dakika bisiklet ve 15 dakika ağırlık çalışarak 8-10 kilo verdi. Ayrıca, kas oranlarını iki kiloya kadar artırarak, hem metabolizmalarını hızlandırdılar, hem de kas iskelet yapıları çok daha kuvvetli oldu.

Efsane 3: Çömelme hareketleri yapmak kalçayı büyütür
Bu tür efsaneler bizi kahkahalara boğuyor! Kalçamızı neyin büyüttüğünü hepimiz biliyoruz ve bu kesinlikle çömelme hareketi değil. Bütün gün masa başında ya da otomobil koltuğunda oturan biz kadınlar, zayıf kalça kaslarına sahip olma riski taşıyoruz. Bunu önlemenin en iyi yollarından biri çömelme hareketleri! Doğru açı, doğru ağırlık ve tekrar sayıları ile yapılacak bu egzersiz ile vücudunuzun en büyük kas gruplarını aktive eder, kalça kaslarınızı çalıştırır ve şekillendirirsiniz.

Efsane 4: Boş bir mide daha fazla yağ yakımı anlamına gelir
Karnınız açken egzersiz yaparsanız, vücudunuzdaki yağ rezervlerini çalışmaya zorlayacağınızı muhtemelen duymuşsunuzdur. Ama bu doğru değil. Bilimsel çalışmalar, vücut sisteminin yağ yakmayı aktif hale getirebilmek için biraz glikoza ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Aç kalarak ya da öğün atlayarak egzersiz yaparsanız, vücudunuzda depolanan glikozu tüketirsiniz ve kas dokunuzdan enerji sağlamaya başlarsınız. Kas dokunuzu kaybetmeniz, daha fazla yağ depolayacağınız ve metabolizma hızınızı düşüreceğiniz anlamına gelir. İdeal olan, kardiyo ya da ağırlık çalışmasından en az 90 dakika önce son besini tüketmektir.

Efsane 5: Sorun yaratan noktaları hedefleyebilirsiniz
Bölgesel çalışmalar ile vücudumuzun nereden yağ yakacağına kendimiz karar versek güzel olurdu – daha büyük göğüs ölçüsü ve ince kalçalar gibi. Ama bu mümkün değil. Bilimsel gerçek şu; vücudunuz genetik yapınıza göre nereden yağ yakması gerektiğini belirler ve bunu belirli bir sıra dahilinde yapar.
Bu yüzden, antrenmanlarınızda tek bir bölgeye odaklanmak yerine, vücudunuzun her yerinden fazla kilo vermek için kardiyo ya da tüm vücuda yönelik direnç egzersizleri yapmalısınız.
Zayıf olan ve aktive edilmeyen kas grupları daha fazla yağ depolar. Bu yüzden, tüm vücudunuzu eşit şekilde çalıştırmanız gerekir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here