AIDS Belirtileri, AIDS Tedavisi ve AIDS’ den Korunma

0
1294

AIDS Belirtileri, AIDS Tedavisi ve AIDS’ den Korunma yolları, 1981 yılı başlarında o zamana kadar tamamen sağlıklı genç homoseksüellerde Kaposi Sarkomu (KS) ve Pneumocystis (carinii) pnömonisi (bir akciğer enfeksiyon) gibi normalde gayet nadir rastlanan bazı hastalıkların görüldüğü, bu hastaların tedavilere cevap vermedikleri ve genelde ölümle sonuçlandığı bildirilmeye başlandı. Kısa sürede yeni bir endromla karşı karşıya olduğunu anlayan bilim adamları bu yeni ’veba”ya karşı amansız bir savaşa girdiler. Salgın oluşu, sayının hızla artışı, sebebinin bilinmemesi sadece tıp aleminin değil tüm toplum katmanlarının büyük ilgisini çekti.

1983 yılında Paris Pastör Enstitüsünden Luc Montagnier AIDS’e neden olan virüsü bulduğunu bildirdi. Bir lenf düğümünden izole ettiği için LAV adını verdiği bu virüs kısa bir süre sonra ABD’de Bethesta’da Kobert Gallo tarafından da izole edildi. Gallo virüsüne HTLV3 adını verdi. Sonraları yapılan araştırmalar her iki virüsün aynı virüs olduğunu göstermiştir,

Yapılan çalışmalarla benzer yapıda HlV2’nin varlığı da saptanmıştır.

HIV virüsünün bulaşması Hepatit B (Sarılık) virüsünün geçmesine benzemektedir. Bulaşma başta kan yolu ve cinsel ilişki iledir. Bu bakımdan bazı risk grupları ortaya çıkmıştır. Bunlar;

Erkek homoseksüeller (eşcinseller)

Damar yolu ile uyuşturucu kullananlar

Hemofili hastalan ve kan ürünleri alanlar

HIV anlikorıı taşıyanlarla cinsel ilişki kuranlar

AIDS’li anneden doğan çocuklar.

Gelişmiş ülkelerde tüm kan ve kan ürünleri HIV açısından tarandığından bu yolla bulaşma en az düzeye inmiştir.

HIV virüsünün vücuda girişi diğer virüs enfeksiyonları gibi sonuçlanır. \lrüsü alan kişilerin bir bölümünde hiçbir belirti görülmez. Bunlar asempıomatık veya subkli- nik «klinik akı» seyreden vakalardır. Bazı kisıkTde gribe benzer 2-3 hafta sûren belirtiler görülür. Ateş, kemik, eklem ve kas ağrıları, yorgunluk. bulana, susma, ishal, üni- kere benzer deri belirtileri yanında, Başağnları, ense senliği, depresyon, ışıktan rahatsız alma gibi nö-rolojik belirtiler bu süre sonundaiyileşir.

HIV enfeksiyonu CDC (Hastalıkları Kontrol Merkezi) ve Walter Reed Hastanesine göçe sınıflamaya tabi tutulmuştur. Bu sınıflamada I., II, ve III. grupta yukanda anlatılan durum sö¿konusudur Laboratuvar testleri ön plandadır. IV. grupta ise artık AIDS tablosu tam anlamıyla ortaya çıkar Kronik ateş, gece terlemeleri. d iare (ishal), kilo kaybı, herpes gibi belirtiler yerleşir.

Tüm sistemdeki belirtiler

Deri: Enfeksiyon, allerjik ve neo- plastik belirtiler başlar. Herpes siıııpleks 1 ve 2′ nin ağır ve kronik enfeksiyonu sıktır. Gerekli tedbirler alınmazsa yerleri ülserleşir ve bu ülserlere ikincil enfeksiyonlar yerleşir. Fırsatçı enfeksiyonlar (opportunistic) çeşitli mantar, bakteri ve virüs enfeksiyonlar oluşturur ve deri kanserleri ortaya çıkar.

Sindirim Sistemi: Çeşitli bakteri. virüs, parazit ve mantarların baş hedefidir. Bunların sonucu iştahsızlık, bulantı, kusma ve ishal görülür.

Dolaşım ve Solunum Sistemi: Pneumocystis Carinifnin etken olduğu enfeksiyon başta olmak üzere çeşitli diğer etkenlerin de neden olduğu enfeksiyonlar görülür.

Kanda en önemli değişim T len- fositi denen ve bağışıklık sistemimizde en önemli rollerden birini üstlenen hücrelerde görülür. Ama HIV virüsünün asıl hedefi T4 lenfo- sitidir. Bunun yanısıra anemi ve trombosit sayısında azalma görülür.

Sinir Sistemi: Fırsatçı enfeksiyonlar çeşitli nörolojik belirtilere yol açar. Başağnsı, çift görme, hafıza. güç ve duyu kayıpları, dengesizlik gibi belirtiler sık görülür.

Tedavi

Fırsatçı enfeksiyonlarla mücadele edilir. AZT adlı ilaç yoğun çalışmaların sonucunda HIV virüsüne karşı bulunan tek ilaçtır. Bu alanda halen pek çok madde araştırma safhasındadır.

Korunma

AIDS’in kan ve genital salgılarla geçtiği gözönüne alınırsa:

1- Tüm kan vc kan ürünleri HIV açısından denetlenmeli

2- Risk gruplarında davranış değişiklikleri (eşcinseller, damar içi uyuşturucu kullananlar, monogam yaşam, kondom kullanımı, iğnelerin paylaşılmaması, steril iğne kullanımı) araştırılmalı

3- HIV enfeksiyonu olan kadınlarda gebelik önlenmeli

AIDS’li hastalarla teması olan tüm personel ve halk bu hastalık ve bulaşma yolları konusunda aydınlatılmalı..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here