<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Kitaplıkların Hayatımızdaki Önemi yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.bilgimnette.com/kitapliklarin-hayatimizdaki-onemi.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgimnette.com/kitapliklarin-hayatimizdaki-onemi.html</link>
	<description>İnternet Ansiklopedisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Sep 2017 22:56:23 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: gold price		</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/kitapliklarin-hayatimizdaki-onemi.html#comment-1107</link>

		<dc:creator><![CDATA[gold price]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2012 13:51:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=6324#comment-1107</guid>

					<description><![CDATA[Büyük İngiliz yazar Samuel Johnson, bir kitabı baştan sona okumak yerine şöyle bir karıştırmayı yeğlermiş. Bir arkadaşı tepki gösterince hayretle kalakalmış: “Efendim, yoksa siz kitapları başından sonuna kadar mı okursunuz?”. Johnson’a göre nasıl tanıştığımız her insanla ömrümüzün sonuna kadar görüşmüyorsak kitapların da sonuna kadar gitmek zorunda değilizdir. Büyük kitaplıkların arasına sıkışmış ve okunmadığı gün gibi aşikar kitaplar, daha az sayıda kitap sahibi olanların başlıca avuntusudur. O koca kitaplıkta birbirine yapışık veyahut kesilmemiş sayfalarla dolu bir kitap bulmak, az kitap sahibini taşkın bir zafer mutluluğuyla donatır: “Benimkiler az ama hepsini okudum”.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük İngiliz yazar Samuel Johnson, bir kitabı baştan sona okumak yerine şöyle bir karıştırmayı yeğlermiş. Bir arkadaşı tepki gösterince hayretle kalakalmış: “Efendim, yoksa siz kitapları başından sonuna kadar mı okursunuz?”. Johnson’a göre nasıl tanıştığımız her insanla ömrümüzün sonuna kadar görüşmüyorsak kitapların da sonuna kadar gitmek zorunda değilizdir. Büyük kitaplıkların arasına sıkışmış ve okunmadığı gün gibi aşikar kitaplar, daha az sayıda kitap sahibi olanların başlıca avuntusudur. O koca kitaplıkta birbirine yapışık veyahut kesilmemiş sayfalarla dolu bir kitap bulmak, az kitap sahibini taşkın bir zafer mutluluğuyla donatır: “Benimkiler az ama hepsini okudum”.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
