<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>2. Dünya Savaşı &#8211; BilgimNette</title>
	<atom:link href="https://www.bilgimnette.com/bilgi/2-dunya-savasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgimnette.com</link>
	<description>İnternet Ansiklopedisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 May 2019 19:00:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2016/08/cropped-cropped-logo1-1-2-150x150.png</url>
	<title>2. Dünya Savaşı &#8211; BilgimNette</title>
	<link>https://www.bilgimnette.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gıda ve Tarım Örgütü &#8211; FAO</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/gida-ve-tarim-orgutu.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/gida-ve-tarim-orgutu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 19:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Balık]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[FAO Nedir ?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda ve Tarım Örgütü (Food and Agriculture Organization-FAO), Birleşmiş Milletler&#8217;in en eski sürekli uzmanlık kuruluşu. II. Dünya Savaşı&#8217;nın sonunda, açlığı yok etmek ve beslenme koşullarını iyileştirmek amacıyla kurulmuştur. Hükümetlerin ve teknik kuruluşların tarımı, ormancılığı ve balıkçılığı geliştirme projeleri arasında eşgüdüm sağlamaya çalışır. FAO, tek tek ülkeler düzeyindeki projelere teknik yardım sağlar, seminerler ve eğitim merkezleri [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gida-ve-tarim-orgutu.html">Gıda ve Tarım Örgütü &#8211; FAO</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gıda ve Tarım Örgütü (Food and Agriculture Organization-FAO), Birleşmiş Milletler&#8217;in en eski sürekli uzmanlık kuruluşu. II. Dünya Savaşı&#8217;nın sonunda, açlığı yok etmek ve beslenme koşullarını iyileştirmek amacıyla kurulmuştur. Hükümetlerin ve teknik kuruluşların tarımı, ormancılığı ve balıkçılığı geliştirme projeleri arasında eşgüdüm sağlamaya çalışır.<span id="more-524"></span></p>
<p>FAO, tek tek ülkeler düzeyindeki projelere teknik yardım sağlar, seminerler ve eğitim merkezleri aracılığıyla eğitsel projeler yürütür, araştırmalar yapar, dünyada tarımsal ürünlerin üretimine, ticaretine ve tüketimine ilişkin istatistikler tutar, dergi, yıllık ve araştırma bültenleri yayımlar.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-949" title="Food and Agriculture Organization-FAO" src="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2012/01/Food-and-Agriculture-Organization-FAO.gif" alt="Food and Agriculture Organization-FAO" width="284" height="284" /></p>
<p>FAO&#8217;nun daimi merkezi Roma&#8217;dadır; ayrıca dünyanın dört bir yanına yayılmış büroları vardır. Kuruluş, iki yılda bir toplanan ve her üye ülkenin temsil edildiği FAO Konferansı&#8217;nca yönetilir. Konferans üye hükümetlerin temsilcilerinden oluşan bir konsey seçer.<br />
1969&#8217;da, dünya tarımının temel sorunlarına eğilen ve çözüm önerilerinde bulunan Tarımsal Gelişme İçin Yol Gösterici Dünya Planı&#8217;nı yayımlayan FAO, 1960&#8217;lardan sonra çalışmalarını daha çok yüksek verimli tahıl ürünlerinin geliştirilmesi, protein eksikliğinin giderilmesi, kırsal kesimlerde iş olanakları sağlanması ve tarım ürünleri ihracatının artırılması gibi konularda yoğunlaştırmıştır.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gida-ve-tarim-orgutu.html">Gıda ve Tarım Örgütü &#8211; FAO</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/gida-ve-tarim-orgutu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güdümlü Bomba</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/gudumlu-bomba.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/gudumlu-bomba.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 06:53:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güdümlü bomba, belirli bir hedefe yönelmesini sağlayan bir güdüm sistemiyle donatılmış bomba. Yüzgeçlerinde ya da kanatlarında, güdüm sisteminin verdiği komutlara göre hareket eden kontrol yüzeyleri vardır. Genellikle silahın ön bölümüne yerleştirilen güdüm sistemi laserli, kızılötesi ışınlı ya da elektroptik bir donanım olabilir. Elektroptik sistemde alıcı organlar hedef bölgenin resimlerini bombayı yöneten görevliye gönderir, görevli de silahı ya hedefe kilitler yada [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gudumlu-bomba.html">Güdümlü Bomba</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güdümlü bomba, belirli bir hedefe yönelmesini sağlayan bir güdüm sistemiyle donatılmış bomba. Yüzgeçlerinde ya da kanatlarında, güdüm sisteminin verdiği komutlara göre hareket eden kontrol yüzeyleri vardır. Genellikle silahın ön bölümüne yerleştirilen güdüm sistemi laserli, kızılötesi ışınlı ya da elektroptik bir donanım olabilir. Elektroptik sistemde alıcı organlar hedef bölgenin resimlerini bombayı yöneten görevliye gönderir, görevli de silahı ya hedefe kilitler yada vuruş anına kadar yönlendirir.<span id="more-751"></span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-933" title="Güdümlü Bomba" src="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2012/01/Güdümlü-Bomba.jpg" alt="Güdümlü Bomba" width="248" height="203" /></p>
<p>Laser güdümlü bombalar, yerdeki askeri bir birlik, bir kurtarma uçağı ya da bir hedef kontrol uçağı gibi kendi dışındaki bir kaynaktan hedefe gönderildikten sonra yansıyan laser demetini izler. Kızılötesi ışınların güdümündeki silahlar ise hedefin yaydığı ısı yardımıyla yönlendirilir. Bu silahların daha karmaşık olanları güdümlü füze olarak adlandırılır. Vietnam Savaşı&#8217;nda nokta hedeflerin bombalanmasında Walleye gibi güdümlü bombalar ve füzeler yaygın olarak kullanılmıştır. Güdümlü bombaların ve füzelerin kullanılması, yeri kesinlikle belirlenebiimiş hedeflere daha az sayıda ve daha küçük uçaklarla başarılı hava saldırıları yapma olanağını verir. Bu hedefler, II. Dünya Savaşı&#8217;nda kullanılan &#8220;örtücü&#8221; ya da &#8220;dağıtıcı&#8221; bomba lama tekniklerinin gerektirdiğinden daha az sayıda ve daha büyük patlayıcı başlıklarıyla yok edilebilir. Ayrıca güdümlü füzeleri fırlatan uçaklar, hedefe tam isabet sağlamak için alçaktan uçmak ya da dalış yapmak zorunda kalmadıklarından, uçaksa var ateşinden çok daha az etkilenirler.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gudumlu-bomba.html">Güdümlü Bomba</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/gudumlu-bomba.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boğazlar Sorunu</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/bogazlar-sorunu.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/bogazlar-sorunu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2019 02:50:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Marmara Denizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=918</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boğazlar Sorunu, Japonya tarafından imzalanmiş olan bu belge, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi&#8217;nin yerine geçmiştir. Boğazlar Sorunu, Türk Boğazlan&#8217;ndan (İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı) yabancı gemilerin geçişine ilişkin olarak Avrupa diplomasisinde çeşitli dönemlerde gündeme gelen anlaşmazlık. Rusya 18. yüzyılda Karadeniz&#8217;in kuzey kıyılarını ele geçirince,. Osmanlı yönetimi 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rus ticaret [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/bogazlar-sorunu.html">Boğazlar Sorunu</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boğazlar Sorunu, Japonya tarafından imzalanmiş olan bu belge, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi&#8217;nin yerine geçmiştir. Boğazlar Sorunu, Türk Boğazlan&#8217;ndan (İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı) yabancı gemilerin geçişine ilişkin olarak Avrupa diplomasisinde çeşitli dönemlerde gündeme gelen anlaşmazlık.</p>
<p>Rusya 18. yüzyılda Karadeniz&#8217;in kuzey kıyılarını ele geçirince,. Osmanlı yönetimi 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rus ticaret gemilerine Boğazlar&#8217;dan serbest geçiş hakkı tanıdı. 23 Aralık 1798 ve 24 Eylül 1805 Osmanlı-Rus ittifak antlaşmalan ile Karadeniz bütün yabancı devletlerin savaş gemilerine kapatıldı ve Rus savaş gemilerine Boğazlar&#8217;dan serbest geçiş hakkı verildi. Yabancı savaş gemilerinin Karadeniz&#8217;e zorla girmek istemeleri durumunda da Osmanlı ve Rus donanmalarının birlikte karşı koymalan hükme bağlandı. Antlaşma 1807 Osmanlı-Rus Savaşı .ile yürürlükten kalktı ve Osmanlı Devleti Ingiltere ile imzaladığı Kala-i Sultaniye (Çanakkale) Arıtlaşması (5 Ocak 1809) ile Boğazları yabancı savaş gemilerine kapalı tutmayı taahhüt etti. 1829 Edirne Antlaşması ile Rusya Boğazlar&#8217;dan ticaret gemilerini geçirme hakkını yeniden elde etti; ayrıca Osmanlı Devleti Boğazlar&#8217;ı, barış içinde bulunduğu bütün devletlerin ticaret gemilerine açtı.<span id="more-918"></span></p>
<p>1833&#8217;te II. Mahmud Mısır sorununda aldığı yardım karşılığında Hürıkar Iskelesi Antlaşması&#8217;nı imzalayarak Boğazlar&#8217;ı Rusya lehine yabancı savaş gemilerine kapatmayı kabul etti. Bu antlaşma, bütün büyük Avrupa devletlerinin Boğazlar&#8217;ın . barış döneminde Osmanlı olmayan tüm savaş gemilerine kapalı tutulması kuralını benimsediği 15 Temmuz 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile iptal edildi. Buna karşırı Osmanlı Devleti&#8217;nin müttefiki olan Ingiltere ve Fransa, Kırım Savaşı (1853-55) sırasında Rusya&#8217;ya saldırmak üzere donanmalannı Boğazlardan geçirdiler. Londra Boğazlar Sözleşmesi, bütün savaş gemilerinin Boğazlardan serbestçe geçişine izin veren Lozan Boğazlar Sözleşmesi (24 Temmuz 1923) tarafından değiştirilineeye değin yürürlükte kaldı. Dünya Savaşı&#8217;nın sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi&#8217;nden (30 Ekim 1918) sonra Boğazlar&#8217;ın egemenliği fiilen Osmanlı Devleti&#8217;nin elinden çıktı ve bütünüyle İtilaf Devletleri&#8217;nin eline geçti.</p>
<p>Lozan Antiaşması&#8217;yla birlikte. aynı anda imzalanan Boğazlar Rejimine Ilişkin Sözleşme ile (bak. Lozan Boğazlar Sözleşmesi) Boğazlar askerden arındırıldı ve savaş gemilerinin geçişi herhangi bir izne bağlı olmaksızın tamamen serbest bırakıldı. Barış döneminde yabancı ticaret gemilerine geçiş serbestliği tanındı. Bir savaş döneminde Türkiye&#8217;nin tarafsız olması halinde gene barış dönemindeki kurallar geçerli sayıldı. Türkiye&#8217;nin taraf olduğu bir savaş halinde tarafsız gemilerin düşmana yardım etmemek koşuluyla Boğazlar&#8217;dan serbestçe geçmesi hükme bağlandı. Türk hükümeti Lozan Boğazlar Sözleşmesi&#8217;nin Türkiye&#8217;nin egemenlik haklarını kısıtlayan hükümler taşıması nedeniyle Boğazlar rejiminin statüsünde ilk kez 1933 Londra Silahsızlanma Konferansı&#8217;nda dile getirilen bir değişiklik talebinde bulundu.  İtalya dışında Lozan Boğazlar Sözleşmesi&#8217;ni imzalayan devletlerin katıldığı Montreux Konferansı sonunda Boğazlar&#8217;ı tahkim etme konusunda Türkiye&#8217;ye tam yetki veren ve Karadeniz&#8217;de kıyısı bulunmayan devletlerin savaş gemilerinin geçişini kısıtlayan Montreux Sözleşmesi imzalandı (20 Temmuz 1936).</p>
<p>1945&#8217;te Boğazlar Sorunu Yalta ve Potsdam konferansıarında Müttefikler arasında ele alındı, ancak somut bir anlaşmaya varılamadı. II. Dünya Savaşı&#8217;nın sona ermesi ile birlikte, Boğazlar Sorunu yeniden uluslararası politika gündemine geldi. Sovyetler Birliği, savaştan sonra siyasal ve askeri dengelerin büyük ölçüde değiştiğini, bu nedenle Boğazlar rejiminde de yeni koşullara uygun bazı değişiklikler yapılması gerektiğini savundu. II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye&#8217;nin Montreux Sözleşmesi&#8217;ne uymadığını öne sürerek kendi güvenliğinin sağlanması için Boğazlar&#8217;ın Karadeniz&#8217;de kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerine kapatılmasını, Karadeniz&#8217;de kıyı sı olan devletlerin savaş gemilerine ise her zaman açık olmasını talep etti. Ayrıca Boğazlar&#8217;dan geçiş rejiminin yalnızca Türkiye ile Karadeniz&#8217;de kıyısı olan devletler arasında düzenlenmesi gerektiğini savundu. Ote yandan, Sovyetler Birliği düşmanca amaçlarla kullanılmasını engellemek için Boğazlar&#8217;ın Türkiye ile Sovyetler Birliği tarafından ortak savunulmasını da talep etti ve bu taleplerini 7 Ağustos 1946 ve 24 Eylül 1946 tarihli iki notayla Türk hükümetine bildirdi. ABD ve Ingiltere Boğazlar rejimi hakkında yeni bir düzenleme yapılmasına ilke olarak karşı değillerdi ve bu konuda Sovyet önerisini kabul ediyorlardı. Ama Batılı ülkeler Boğazlar rejiminin Montreux Sözleşmesi&#8217;nin kuralları içinde, uluslararası bir toplantıda görüşülmesi gerektiğini savundular ve Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında ikili görüşmeler yapıhnasını kabul etmediler.</p>
<p>Türkiye de Sovyetler Birliği&#8217;ne 22 Ağustos 1946 ve 18 Ekim 1946 tarihlerinde verdiği notalarda, Boğazlar rejiminde yapılacak bir değişikliği ilke olarak kabul ediyor, ama bunun ikili görüşmeler yoluyla değil de, uluslararası bir toplantıda ele alınması gerektiğini belirtiyordu. Bu notalarda ayrıca, Boğazlar konusunda ortak savunma talebinin kesinlikle kabul edilmeyeceği açıklanıyordu. Bu sırada meydana gelen önemli siyasal ve askeri gelişmeler, Boğazlar rejiminin yeniden değiştirilmesi konusunda bir uluslararası konferans toplanması girişimini sonuçsuz bıraktı. Dolayısıyla Boğazlar rejiminde bir değişiklik ohnadı ve Montreux Sözleşmesi günümüze değin feshedilmeden yürürlükte kaldı.</p>
<p><a href="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2012/01/Boğazlar-Sorunu.jpg"><img decoding="async" title="Boğazlar Sorunu" src="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2012/01/Boğazlar-Sorunu.jpg" alt="Boğazlar Sorunu" width="315" height="160" /></a></p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/bogazlar-sorunu.html">Boğazlar Sorunu</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/bogazlar-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güçler Ayrılığı</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/gucler-ayriligi.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/gucler-ayriligi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2019 05:48:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güçler ayrılığı, devletin yasama, yürütme ve yargı işlevlerinin ayrı ve bağımsız organlara bölünmesi. Yasaların yapılmasında, yürütülmesinde ve adaletin dağıtılmasında birbirinden ayrı üç organın varlığını gerektiren bu tür bir ayrılığın, iktidarın keyfilik ve aşırılıklarını sınırlayacağı ileri sürülmüştür. Güçler ayrılığı öğretisinin izleri eski ve ortaçağlardaki karma yönetim kuramlarında bulunabilir. Bu kuramlara göre, hükümet etme süreci monarşik, aristokratik ve [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gucler-ayriligi.html">Güçler Ayrılığı</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçler ayrılığı</strong>, devletin yasama, yürütme ve yargı işlevlerinin ayrı ve bağımsız organlara bölünmesi. Yasaların yapılmasında, yürütülmesinde ve adaletin dağıtılmasında birbirinden ayrı üç organın varlığını gerektiren bu tür bir ayrılığın, iktidarın keyfilik ve aşırılıklarını sınırlayacağı ileri sürülmüştür. Güçler ayrılığı öğretisinin izleri eski ve ortaçağlardaki karma yönetim kuramlarında bulunabilir. Bu kuramlara göre, hükümet etme süreci monarşik, aristokratik ve demokratik çıkarlar gibi toplumdaki farklı öğeleri içine almak zorundadır. <span id="more-742"></span>Yasama erkinin kral ile parlamento arasında bölüştürülmesi gereği 17. yüzyılda İngiliz düşünür John Locke tarafından ileri sürülmüşse de öğreti modem çağda ilk kez Fransız yazarı Montesquieu&#8217;nün pe l&#8217;esprit des lois (1748; Kanunların Ruhu Uzerine, 1963) adlı yapıtında formüle edildi. Özgürlüğün en etkili biçimde güçler ayrılığı ile korunabileceği yolunda Montesquieu&#8217;nün geliştirdiği görüş İngiliz anayasal sisteminden esinlenmişti; bununla birlikte, Montesquieu&#8217;nün Ingiliz siyasal gerçeklerine ilişkin yorumu öteden beri tartışma konusu olmuştur. Montesquieu&#8217;nün yapıtı geniş etkiler yarattı; özellikle Amerika&#8217;da anayasanın yapısını derinden etkiledi. Bu anayasa, devletin kilit organlarındaki görev sürelerinin çakışmasını da engelleyerek siyasal iktidarın tekelleşmesini önledi. Çağdaş anayasal sistemler yasama, yürütme ve yargı süreçlerinin düzenlenmesi bakımından büyük bir çeşitlilik göstermektedir.</p>
<p>Bunun sonucu olarak güçler ayrılığı öğretisi de katılığını ve saf kuralcılığını büyük ölçüde yitirmiştir. 20. yüzyılda, özellikle de II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra devletlerin toplumsal ve ekonomik yaşamın birçok yönüne karışmaları yürütme gücünün etkinlik alanında bir genişlerneye yol açtı. Bunun bireysel özgürlükler bakımından yaratacağı sonuçlardan kaygılanan bazı düşünürler, güçler ayrılığı öğretisini yeniden etkili kılmaya çalışmaktansa. yürütme ve yönetim organlarının kararlarına karşı itiraz yollarının oluşturulmasını önermektedirler. Yurttaşların idare organlarıyla ilgili şikayetlerini değerlendiren ombudsman buna örnektir.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/gucler-ayriligi.html">Güçler Ayrılığı</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/gucler-ayriligi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Julius (Gaius) Caesar Kimdir ?</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/julius-gaius-caesar-kimdir.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/julius-gaius-caesar-kimdir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ordinaryus]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 11:05:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Julius (Gaius) Caesar,   ( Doğum to 12/13 Temmuz 100, Roma &#8211; Ölüm LO 15 Mart 44, Roma), ünlü Romalı komutan, devlet adamı ve diktatör (İÖ 46-44). Galya&#8217;yı fethettikten (İÖ. 58-50) ve iç savaşı (İÖ. 49-46) kazandıktan sonra, bir dizi siyasal ve toplumsal reformu gerçekleştirmeye çalışırken bir grup soylunun suikastına uğramıştır. Yoz ve çürümüş aristokrasi yönetimine son vererek, [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/julius-gaius-caesar-kimdir.html">Julius (Gaius) Caesar Kimdir ?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><em><em>Julius </em>(Gaius) </em>Caesar,  </em> ( Doğum to 12/13 Temmuz 100, Roma &#8211; Ölüm LO 15 Mart 44, Roma), ünlü Romalı komutan, devlet adamı ve diktatör (İÖ 46-44). Galya&#8217;yı fethettikten (İÖ. 58-50) ve iç savaşı (İÖ. 49-46) kazandıktan sonra, bir dizi siyasal ve toplumsal reformu gerçekleştirmeye çalışırken bir grup soylunun suikastına uğramıştır. Yoz ve çürümüş aristokrasi yönetimine son vererek, Roma&#8217;nın çöküşünü geciktiren otokratik bir yönetimin yolunu açmıştır. Almancadaki Kaiser, Slav dillerindeki çar ve İslam dünyasındaki kayzer gibi hükümdarlık sanları Caesar adından gelir.</p>
<p><strong><em>Aile kökeni ve ilk yılları</em></strong></p>
<p>Caesar&#8217;ın ailesi, sayıları giderek azalan patrici(*) kabilelerden Julius&#8217;ların ayakta kalmış son üyesiydi. Yeni düşüncelere açık olan bu köklü aile, varlıklı ve etkili olmaktan uzaktı. En güçlü soylu ailelerden bazıları patrici kökenli olmakla birlikte, tribunus plebis (Eski Roma&#8217;da plebleri yöneticilerin keyfi eylemlerinden korumakla görevli memur) makamına seçilme hakkı bulunmayan patriciler eski siyasal üstünlüklerini yitirmişlerdi. Bir soylunun önemli kamu görevlerine seçilmesi, önde gelen varlıklı ve nüfuzlu ailelerin desteğini kazanmasına bağlıydı. Siyasal bir konum elde etme çabası sert bir rekabete yol açmıştı. Praetor&#8217;luk (yüksek yönetici) vekonsüllük gibi önemli makamlara ulaşmanın yolu, geniş yağma olanakları sunan eyalet valiliklerinden geçiyordu. Bu sırada Roma ordularının başlıca ,insan kaynağı, II. Kartaca Savaşı&#8217;nın (İÖ. 218-201) yol açtığı yıkımı izleyen ekonomik altüst oluşta önemli ölçüde mülksüzleşen Roma köylüleriydi. Gerek içerde, gerek dışarda Roma yönetici sınıfına karşı yoğun tepkiler vardı. Kitlesel patlamalar sürekli birbirini izliyordu. Yönetim bozukluğu ve siyasal çekişmeler mülksüzleştirilmiş köylülerin destekleyeceği bir askeri diktatörlük için elverişli bir zemin hazırlıyordu.<span id="more-290"></span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-291" title="Julius Caesar" src="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/12/caesar-222x300.jpg" alt="Julius Caesar" width="222" height="300" srcset="https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/12/caesar-222x300.jpg 222w, https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/12/caesar-311x420.jpg 311w, https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/12/caesar.jpg 337w" sizes="auto, (max-width: 222px) 100vw, 222px" /></p>
<p>Caesar&#8217;ın ailesi, bu iktidar mücadelesinde önemli bir yer tutmarnakla birlikte, birkaç konsül çıkarmıştı. İÖ. 90&#8217;da konsüllüğe seçilen uzak akrabası Lucius Caesar, yönetime bağlı ltalya halklarına yurttaşlık hakkı tanınmasına ön ayak olmuştu. Halalarından biri de, soylu olmamasına karşın askeri yeteneğiyle konsüllüğe kadar yükselen Gaius Marius ile evlenrnişti. Bu nedenle ailenin soylulara karşı olan partiyle bağları çok eskiye dayanıyordu.</p>
<p>Servetinin yetersizliğine karşın daha başından siyasette yükselmeyi hedef alan Caesar, İÖ. 84&#8217;te Marius&#8217;u desteklerniş bir soylunun kızı olan Corrıelia ile evlenerek, radikal tutumunu açıkça ortaya koydu. Ertesi yıl Doğu&#8217;dan dönerek yönetime egemen olan Lucius Cornelius Sulla&#8217;nın, karısını boşama- sı için verdiği emri dinlemediğinden servetinin yanı sıra yaşamını da yitirme tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Roma&#8217;dan uzaklaşarak Anadolu ve &#8220;Kilikya&#8217;da askeri hizmete girdi. Sulla&#8217;nın İÖ 78&#8217;de ölmesi üzerine geri döndü. Halk savcısı olarak, önde gelen bir Sulla yandaşina karşı açtığı davayı kazanamayınca, ünlü hitabet öğretmeni Molon&#8217;dan ders almak amacıyla Rodos&#8217;a gitti. Yolda korsanlara tutsak düştü. Gerekli fidyeyi verip serbest kaldıktan sonra, kendi başına bir filo oluşturarak bu korsanları ele geçirdi ve hepsini çarmıha gerdi. İÖ. 74&#8217;te Pontus kralı Mithradates VI. Eupator Roma&#8217;ya savaş açınca, özel bir ordu toplayarak çarpışmalara katıldı.</p>
<p>Yokluğunda siyasal ve dinsel nitelikli rahipler kuruluna seçilen Caesar, dönüşünde tribunus militum&#8217;luğa (Eski Roma&#8217;da piyade komutanı) getirildi, Sulla&#8217;nın kurduğu yöntemi yıkmak için, onun ölümünden sonra saf değiştiren Gnaeus Pompeius ile işbirliği yapmaya başladı. İÖ. 69 ya da 68&#8217;de <em>quaestor</em>&#8216;luğa (konsül yardımcısı) seçildi. Aynı yıl ölen karısı ile Marius&#8217;un dul eşi halasının cenaze törenlerinde Cinna ve Marius&#8217;u övücü konuşmalar yaptı. Daha sonra Pompeius&#8217;un uzak bir akrabası olan Pompeia ile evlendi.</p>
<p>Bugünkü Andalucia ve Portekiz&#8217;i içine alan Uzak Ispanya eyaletindeki <em>quaestor</em>&#8216; luk görevinin ardından, İÖ. 65&#8217;te &#8220;curule aedilis (yüksek belediye görevlisi), İÖ. 63&#8217;te de <em>pontifex maximus</em> (başrahip) oldu. Marcus Licinius Crassus ile birlikte Catilinus&#8217;un başarısız darbe girişimine kanşmakla suçlandı. Praetor&#8217;luğa seçildiği 10 62&#8217;nin sonla- rına doğru bir skandal nedeniyle karısından boşandı. Ardından iki yıllığına Uzak İspanya valiliğine getirildi. Daha önceki görevlerinde savurganca harcamalar yüzünden büyük bir borç altına girdiğinden, Roma&#8217;dan ancak Crassus&#8217;un borçlarının dörtte birine<br />
kefilolmasıyla ayrılabildi. Eyaletin kuzeybatı sınırlarının ötesinde giriştiği askeri seferlerde yüklü bir ganimet toplayarak mali durumunu bir ölçüde düzeltti. Roma&#8217; ya döndüğünde İÖ. 59 yılı için konsüllüğe adayoldu.</p>
<p><strong><em>Birinci triumvirlik ve Galya&#8217;nın fethi</em>.</strong></p>
<p>Senato&#8217;daki karşıtlarının çeşitli girişimlerine karşın konsüllüğe seçilmeyi başaran Caesar, Doğu&#8217;da düzeni sağladıktan sonra Roma&#8217;ya dönen ve terhis ettiği askerlerine toprak dağıtma girişimi Senato&#8217;nun engeliyle karşılaşan Pompeius ile gizli bir anlaşma yaptı. Pornpeius&#8217;a karşı düşmanlık güden Crassus&#8217;u yumuşatarak bu ittifaka katılmasını sağladı. Tek çocuğu Julia&#8217;yı Pompeius ile evlendirerek, <em>triumvirliği</em> (üçler meclisi) pekiştirdi. Kamu topraklarının dağıtılması tasarısını önleyen muhalefeti, Pompeius&#8217;un terhis edilmiş askerleri aracılığıyla karışıklıklar çıkararak sindirdi. Bu arada Gallia Cisalpina ve Illyricum valiliklerinin dört yıllığına kendisine verilmesini sağladı. Gallia Transalpina için atanan valinin ölmesi üzerine, Pompeius&#8217;un yardımıyla bu eyaleti de aldı. Böylece kuzeybatı sınırları ötesindeki fetihler için gerekli asker kaynağını ve sıçrama tahtasını elde etmiş oldu.</p>
<p>Bu sırada Roma&#8217;nın kuzeybatı sınırı Alpler&#8217; den başlayarak yukarı Rhöne lrmağının sol yakasına ve Pireneler&#8217;e kadar uzanıyordu. İÖ. 58&#8217;de bu sınırı geçerek batıya doğru göç eden Helvetileri geri püskürten Caesar, ardından kiralık bir Germen komutanı olan Ariovistus&#8217;u yenilgiye uğrattı. to 57&#8217;de kuzeydeki Gal kökenli Belgae halklarına boyun eğdirdi. Komutanlarından Publius Licinus Crassus da bugünkü Normandiya ve Bretanya topraklarını ele geçirdi. İÖ. 56&#8217;da Bretanya&#8217;nın güneyinde yaşayan Venetiler, Dover Boğazının Galya kıyılarında oturan Moriniler ile Aşağı Ren&#8217;in güney kıyısındaki Menapilerin desteğiyle ayaklandı. Caesar güçlükle bastırdığı Venetilere karşı barbarca bir misillemeye girişti. Ama Morini ve Menapileri tam anlamıyla sindiremedi. Ertesi yıl Menapileri yurtlarından kovan göçmen Germen kabilelerini kılıçtan geçirdi. Kobıenz&#8217;in hemen aşağısında bir köprü kurarak, Germen topraklarına akınlar düzenledi. Ardından. Manş Denizini geçerek Britanya&#8217;ya çıktı. 10 54&#8217;te yeniden Britanya&#8217;ya bir sefer düzenledi ve Galya&#8217;nın kuzeydoğusundaki ciddi bir ayaklanmayı bastırdı.</p>
<p>İÖ 52&#8217;de Arvernius&#8217;lu Vercingetorix&#8217;in önderliğinde birleşen Orta Galya halkları, Alpler&#8217;in ötesinde kışlamakta olan Caesar&#8217; ın ordularıyla bağlantısını koparmaya yöneldiler. Vercingetorix, ekinleri yakma ve süvari baskınları yoluyla Romalıları ikmalsiz bırakarak yenmeyi tasarlıyordu, Ama Galyalıların kentlerini savunmada diretmesi, Roma ordularının saldırıya geçmesine fırsat verdi. Vercingetorix&#8217;in çekildiği Gergovia önünde ilk doğrudan yenilgisini alan Caesar, sonunda Galya önderini Alesia&#8217;da desteksiz bırakarak teslim olmaya zorladı. Birbirinden kopuk son direnişleri sert yöntemlerle kırdıktan sonra, İÖ 50&#8217;de yeni fethedilen toprakları düzenlemeye girişti,</p>
<p><strong><em>İç savaş</em></strong></p>
<p>Galya&#8217;daki fetihleri sırasında Roma&#8217;daki konumunu güçlendirmeye de önem veren Caesar, giderek artan servetinin bir bölümünü siyasetçileri kazanmaya ayırdı. Karşılıklı güvensizlikler nedeniyle çözülme belirtileri gösteren triumvirliğe, İÖ 56&#8217;da Luca&#8217;da düzenlediği bir toplantıyla yeniden işlerlik kazandırdı. Böylece Pompeius ve Crassus&#8217;un ertesi yıl konsüllüğe seçilmesi ve üçlünün elindeki valilik görevlerinin beş yıl uzatılması konusunda anlaşmaya varıldı. Ama Crassus&#8217;un İÖ 53&#8217;te Partlar karşısında ağır bir yenilgi alarak safdışı kalması ve Julia&#8217;nın ölümünün ardından Pompeius&#8217;un adım adım Caesar&#8217;dan uzaklaşarak soyluların safına geçmesi, <em>triumvirliğin</em> dağılması sonucunu getirdi.</p>
<p>Bu sırada Caesar için en önemli sorun, valilikten ve ordu komutanlığından ayrılmasından hemen sonra konsüllüğe getirilmesini sağlamaktı. Arada bir boşluğun doğması durumunda, sıradan bir yurttaş olarak düşmanlarının saldırılarına karşı koyması güç olacaktı. Bu nedenle daha Luca toplantısında komutanlığını devretmesi sorununun 1 Mart İÖ 50&#8217;den önce gündeme getirilmemesi için Pompeius ile gizli bir anlaşmaya varmıştı. Ama bu konu İÖ 51&#8217;den başlayarak birkaç kez Senato&#8217;da ele alındı. Caesar, Gaius Scribonius Curio ve Marcus Antonius gibi yandaşları aracılığıyla bu önerilerin veto edilmesini sağladı. İÖ 50&#8217;de konsüllerden Gaius Claudius Marcellus, Senato&#8217;dan Caesar&#8217;ın Pompeius&#8217;tan önce komutanlığı bırakması yönünde bir karar çıkartınca, siyasal bir bunalım doğdu. Curio 1 Aralık&#8217;ta her iki komutanın&#8217; aynı anda görevden ayrılmasını öngören bir karar aldırdıysa da, Marcellus Senato&#8217;nun onayını almadan Pompeius&#8217;a ltalya&#8217;daki bütün birliklerin komutanlığını ve yeni asker toplama yetkisini verdi, Caesar&#8217;dan emir havası taşıyan bir mesaj alan Senato, Caesar&#8217;ın &#8220;belirlenecek bir tarihte&#8221; komutanlığı bırakmaması durumunda halk düşmanı ilan edileceğini açıkladı. Geri adım atmanın sonu olacağını gören Caesar&#8217;ın İÖ 10-11 Ocak 49&#8217;da Roma üzerine yürümesi, kaçınılmaz iç savaşı başlattı.</p>
<p>Caesar, güç gösterisi niteliğindeki ilk çarpışmaların ardından karşıtlarını Otranto Boğazının doğusuna çekilmeye zorladı. İspanya&#8217;da Pompeius&#8217;un ordusunu dağıttıktan sonra, İÖ 49&#8217;un sonlarında Pompeius&#8217;u izleyerek Adriya Denizini geçti. Dyrrachium&#8217;da içine düştüğü kötü durumdan kısa sürede kurtularak, Pharsalus&#8217;ta kesin bir zafer elde etti (İÖ 9 Ağustos 48). Tesalya&#8217;dan Mısır&#8217;a kadar kovaladığı Pompeius, burada Kral Ptolernaeus&#8217;un bir subayınca öldürüldü, Kışı İskenderiye&#8217; de geçiren Caesar, halkın başlattığı bir ayaklanmayı bastırdıktan sorır.a Kraliçe Kleopatra ile eğlenceye daldı. İÖ 47&#8217;de Anadolu&#8217;nun kuzeydoğusunda babasından Pontus Krallığı&#8217;nı almak isteyen Bosporos kralı Pharnaces&#8217;ın yanında kısa bir süre çarpıştı. Caesar&#8217;ın ünlü sözü Veni, vidi, vici (&#8220;Geldim, gördüm, yendim &#8220;) bu seferle ilgilidir.</p>
<p><strong><em>Diktatörlük</em></strong></p>
<p>Roma&#8217;ya dönerek diktatör ünvanı alan Caesar, birkaç ay geçmeden karşıtlarının ayaklandığı Afrika&#8217;ya gitti, İÖ 46&#8217;da Thapsus&#8217;ta karşıt orduları yenilgiye uğratarak döndüğü Roma&#8217;dan, bu kez Uzak İspanya&#8217;daki yeni bir direniş için ayrılmak zorunda kaldı. Bu ayaklanmayı İÖ 17 Mart 45&#8217;te Munda&#8217;da ezici bir zaferle bastırdıktan sonra, sürekli Roma&#8217;da kalarak imparatorluğu yeniden düzenlemeye yönelik tasarılarını gerçekleştirrneye girişti.</p>
<p>İÖ 46&#8217;da yanlışlarla dolu Roma takvimini değiştirerek bugünkü Gregoryen takviminin temelini oluşturan bir sistem kuran Caesar, yerel yönetim birimleri municipium&#8217;ları tekörnek bir yapıya kavuşturdu. Kartaca ve Korinthos gibi büyük kentleri yeniden canlandırarak, terhis edilmiş askerleri ve Roma&#8217;daki işsizleri buralara yerleştirdi. Yabancı halklara Roma yurttaşlığı hakkını tanıdı. Senato&#8217;nun üye sayısını artırarak temsil niteliğini yükseltti. Barbarlara karşı acımasız davranışlanyla tanınmasına karşın, Romalı karşıtlarını bağışıayarak önemli görevlere getirdi. Partlardan İÖ 53&#8217;teki yenilginin öcünü almak ve Fırat&#8217;ın batısındaki toprakları ele geçirmek amacıyla yeni bir sefere hazırlanırken, Senato&#8217;da önceden hazırlanmış bir suikast sonucu öldürüldü. Sayıları 60&#8217;ı bulan suikastçılar arasında Caesar&#8217;ın yetkileri elinde toplamasından ve ayrıcalıklarını yitirmekten çekinen bazı eski Caesar yanlıları da bulunmakla birlikte, başı cumhuriyetçi eğilimleriyle tanınan ve Caesar&#8217;ın eski düşmanları olan Gaius Cassius Longinus ile Marcus Junius Brutus çekiyordu. Caesar, bağışladığı ve güvendiği Brutus&#8217;un bıçak darbelerine hedef olmaktan duyduğu üzüntüyü tarihe geçen Et tu, Brute (&#8220;Sen de mi Brutus?&#8221;) sözleriyle karşıladı. Suikast, Roma&#8217;yı 13 yıl sürecek yeni bir iç savaşa sürükledi.</p>
<p><strong><em>Kişiliği</em></strong></p>
<p><strong><em></em></strong> Komutanlık ve yöneticilikteki dehasının yanı sıra perde arkasından iş yürütmede ve propaganda sanatında da usta olan Caesar, aynı zamanda çağdaşları Hortensius ve Cicero çapında yetenekli bir konuşmacıydı. Gerek yendiği düşmanlara karşı gösterdiği hoşgörülü tutumda, gerek yazılarında, siyasal tutkularının gerektirdiği katılığı aşan bir yumuşaklık görülür.</p>
<p>Caesar&#8217;ın Galya seferleri ve iç savaşa ilişkin, eksik ve sonradan ekler yapılmış yazıları dışındaki bütün konuşma, mektup ve broşürleri kaybolmuştur. Galya seferine ilişkin kitabı Türkçede Gallia Savaşı adıyla yayımlanmıştır (1941). Yazılarında okuyucunun olaylara kendi istediği gibi bakmasını sağlayacak ince bir kurgu vardır; nesnel bir anlatım izlenimi uyandıran, olgulara dayalı özlü ve kuru bir rapor üslubu kullanır. İÖ 46&#8217;da inançları uğruna yaşamını veren siyasal rakibi Marcus Poreius Cato için Cicero&#8217; nun kaleme aldığı övgü yazısına yanıt niteliğini taşıyan Anticato adlı kayıp broşüründe ölü bir kahramanın gölgesini silmeye çalışması, bunu başaramamış olsa bile, siyasal uzak görüşlülüğünü yansıtır. Caesar&#8217;ın yazıları propaganda amacına yönelik olmakla birlikte, parlak bir sanatsal değer taşır.</p>
<p>En ilginç özelliklerinden biri de olağanüstü zihinsel ve bedensel enerjisiydi. Birçok yazısını seferler ve yoğun olaylar sırasında kaleme aLma fırsatını bulmuştur. İÖ 57-56 kışında kendisine bağlı iki eyaleti dolaşması, İÖ 55 ve 54 seferleri arasındaki boşluktan yararlanarak Gallia Cisalpina&#8217;da bayındırlık işleriyle uğraşması, İÖ 49&#8217;da aynı sefer mevsimi içinde Rubico&#8217;dan Brundisium&#8217;a, oradan da İspanya&#8217;ya uzanan bir yolu alması ve İskenderiye&#8217;de ileri yaşına karşın beklenmedik bir ölüm tehlikesini uzun bir mesafeyi yüzerek atlatması enerjik yapısının çarpıcı örnekleridir. Kamuoyunun tepkisini çekmeyi göze alarak Kleopatra&#8217;yı Roma&#8217;ya getirtmesi, aralarında Pompeius&#8217; un karısı Mueia&#8217;nın da bulunduğu sayısız<br />
kadınla düşüp kalkması ve yaygın bir söylentiye göre Bithynia kralı Nicomedes&#8217;le eşcinsel ilişkiye girmesi içindeki taşkınlığı bastıramamasıyla açıklanabilir.</p>
<p>Caesar&#8217;ın yozlaşmış aristokratik oligarşinin yerine güçlü bir otokratik yönetim kurması, barbar istilalarının ve Partların tehdidi altında olan Yunan-Roma uygarlığının uzun bir süre daha ayakta kalmasını sağlamıştır. Böylece Yakındoğu&#8217;da filizlenen Helenistik öğeler Hıristiyan ve Islam dünyası üzerinde önemli etkiler bırakırken, Akdeniz uygarlığıyla ilişkiye giren Galya da Frank istilası sırasında barbar kabileleri bünyesinde eritebilmiştir.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/julius-gaius-caesar-kimdir.html">Julius (Gaius) Caesar Kimdir ?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/julius-gaius-caesar-kimdir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Torpil (Bomba) Nedir?</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/torpil-bomba-nedir.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/torpil-bomba-nedir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jun 2013 08:35:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=9598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir silah türü. Denizde kullanılır. Puro biçimli çelikten bir gövdesi vardır. Boyu yaklaşık 3-6 metre, ağırlığı 250-300 kg’dır. Pervanelidir. Denizaltı, gemi ve uçaklardan atılır. Uzaktan kontrollü tipleri yapılmıştır. Bu tipte, hedef olarak seçilen geminin suda neden olduğu dalgalar torpil başındaki alıcı tarafından saptanarak yön bulunur. İlk pervaneli torpiller 1866 yılında yapılmış, II. Dünya Savaşı’nda büyük [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/torpil-bomba-nedir.html">Torpil (Bomba) Nedir?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir silah türü. Denizde kullanılır. Puro biçimli çelikten bir gövdesi vardır. Boyu yaklaşık 3-6 metre, ağırlığı 250-300 kg’dır. Pervanelidir. Denizaltı, gemi ve uçaklardan atılır. Uzaktan kontrollü tipleri yapılmıştır. Bu tipte, hedef olarak seçilen geminin suda neden olduğu dalgalar torpil başındaki alıcı tarafından saptanarak yön bulunur. İlk pervaneli torpiller 1866 yılında yapılmış, II. Dünya Savaşı’nda büyük ölçüde geliştirilmiştir.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/torpil-bomba-nedir.html">Torpil (Bomba) Nedir?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/torpil-bomba-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Viyana Devlet Operası</title>
		<link>https://www.bilgimnette.com/viyana-devlet-operasi.html</link>
					<comments>https://www.bilgimnette.com/viyana-devlet-operasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 21:35:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgimnette.com/?p=85</guid>

					<description><![CDATA[<p>Viyana Devlet Operası, Almanca STAATSOPER, dünyanın önde gelen operalarından biri.  Özellikle Mozart, Wagner ve Richard Strauss&#8217;un burada gerçekleştirilen yorumlarıyla tanınır. Ozgün tiyatro binası 1869&#8217;da Viyana Saray Operası&#8217;nın (Hofoper) artan çalışmalarının yürütülebilmesi amacıyla inşa edildi. Hans Richter&#8217;in orkestra şefliği (1880-96 arasında da sanat yönetmeni) sırasında Wagner&#8217;in Der Ring des Nibelungen (Nibelungen Halkası) adlı dizi operasının yorumlarıyla ünlendi. Besteci [&#8230;]</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/viyana-devlet-operasi.html">Viyana Devlet Operası</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Viyana Devlet Operası, Almanca STAATSOPER, dünyanın önde gelen operalarından biri.  Özellikle Mozart, Wagner ve Richard<br />
Strauss&#8217;un burada gerçekleştirilen yorumlarıyla tanınır. Ozgün tiyatro binası 1869&#8217;da Viyana Saray Operası&#8217;nın (Hofoper) artan çalışmalarının yürütülebilmesi amacıyla inşa edildi. <span id="more-85"></span>Hans Richter&#8217;in orkestra şefliği (1880-96 arasında da sanat yönetmeni) sırasında Wagner&#8217;in Der Ring des Nibelungen (Nibelungen Halkası) adlı dizi operasının yorumlarıyla ünlendi. Besteci Gustav Mahler&#8217; in yöneticilik dönemi (1897-1907) opera tarihinin doruk noktalarından biri oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-87" title="Viyana Devlet Operası" src="http://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/11/Viyana-Devlet-Operası..jpg" alt="Viyana Devlet Operası" width="241" height="167" srcset="https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/11/Viyana-Devlet-Operası..jpg 241w, https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/11/Viyana-Devlet-Operası.-100x70.jpg 100w, https://www.bilgimnette.com/wp-content/uploads/2011/11/Viyana-Devlet-Operası.-218x150.jpg 218w" sizes="auto, (max-width: 241px) 100vw, 241px" /></p>
<p>1809&#8217;dan Almanya&#8217;nın Avusturya&#8217;yı ilhak ettiği 1938&#8217;e değin geçen dönemin yöneticileri arasında Richard Strauss ile orkestra şefleri Clemens Krauss ve Felix Weingartner bulunuyordu. 1945&#8217;te bombardıman sonucu yıkılan binanın yeniden inşası 1955&#8217;te tamamlandı. Bu arada opera gösterilerini Viyana Halk Operası (Volksoper) ile Viyana Tiyatrosu&#8217;nda sundu. II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonraki dönemde orkestra şefi Herbert von Karajan bir süre müzik yöneticiliği yaptı. Operanın giderleri kısmen devletçe karşılanır.</p>
<p>&lt;p&gt;The post <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com/viyana-devlet-operasi.html">Viyana Devlet Operası</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.bilgimnette.com">BilgimNette</a>.&lt;/p&gt;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgimnette.com/viyana-devlet-operasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
