Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

No Comments

Abu Dabi

Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturan emirliklerden biri. Sınırlarının tartışmalı olmasına karşın, ülkeyi oluşturan yedi emirlik içinde en büyüğüdür. Bütün federasyon topraklarının dörtte üçünü aşan, 77.700 km”lik bir yüzölçüme sahiptir. Kıyı kesimlerinde ve Basra Körfezinde bulunan zengin petrol yatakları sayesinde, ülkenin en gelişmiş iki emirliğinden biridir (öbürü komşusu Dubai).

Kuzeyde Basra Körfezine bakan 450 km’lik bir kıyı şeridine sahiptir. Bu tenha kıyı üzerinde sabha adı verilen birçok tuz bataklıkları bulunur. Kıyı açıklarında ise çok sayıda ada yer alır. Batıdan Katar, güneyden Suudi Arabistan ve doğudan Umman (eskiden Muskat ve Umman) ile çevrelerımiştir. Ulke içinde ise Dubai’yi yarı yarıya çevreler ve Şaryah ile kısa bir sınıra sahiptir.

18. yüzyıldan bu yana Abu Dabi’de iktidarda bulunan Beni Yas kökenli Al Bu Felah kabilesinin ilk merkezi el-Civa (el-Liva) vaha bölgesinde bulunmaktaydı. 1761′de kıyı kesiminde, bugünkü Abu Dabi kentinin bulunduğu yerde, içime elverişli kuyu suyu bulunması üzerine kent, 1795′ten sonra yönetim merkezi haline geldi. Abu Dabi’nin geleneksel rakipleri olan Ras al Hayma ve Şaryah şeyhliklerinde oturan Kavasim korsanlarının Muskat ve Umman Sultanlığı’na karşı düşmanca bir tutum içinde olmaları, Abu Dabi’nin başlangıçta bu
sultanlıkla ittifak kurmasına yol açtı.  Ancak 19. yüzyılda Abu Dabi, Muskat ve Umman Sultanlığı ile o dönemde giderek güçlenmekte olan bugünkü Suudi hanedanının ataları Necid Yehhabileri arasında toprak anlaşmazlıkları ortaya çıktı. Bu anlaşmazlıklar günümüzde hala büyük ölçüde çözülememiş olan sınır çatışmalarına yol açtı. Bunların en önemlisi el-Bureymi Yahası üzerinde çıkan anlaşmazlıktır.

Abu Dabi

Abu Dabi, bir korsan devleti sayılmamasına karşın, Ingiliz güdümü altında hazırlanan 1820 tarihli Genel Barış Antlaşması, 1835
tarihli Denizlerde Ateşkes Antlaşması ve 1853 tarihli Denizlerde Kalıcı Ateşkes Antlaşması’nı imzaladı. 1892′de imzalanan üzel Ayrıcalık Antlaşması ile dış ilişkilerinde İngiliz denetimi altına girdi. Şeyh Zeyd İbn Halife’nın 1855- 1908 arasındaki uzun yönetimi sırasında Ateşkes Kıyısı’nın önde gelen gücü durumunda olan Abu Dabi, 20. yüzyıl başlarında Dubai ve Şaryah’ın gerisinde kaldı. 1968′de Ingiltere’nin Basra Körfezi’nden çekilme kararını açıklaması üzerine, Bahreyn ve Katar ile birlikte dokuz üyeli bir federasyon oluşturmak için görüşmelerde bulundu. Ancak Bahreyn ve Katar 1971′de bağımsız iki ayrı devlet kurdular. Aynı yıl Ingiltere’nin bu devletlerle daha önce imzaladığı antlaşmaları iptal etmesiyle, en önemli üyesi Abu Dabi olan Birleşik Arap Emirlikleri doğdu. Abu Dabi kenti beş yıllık bir dönem için geçici ulusal başkent ilan edildi. Bu süre Haziran 1976′da, Birleşik Arap Emirlikleri geçici anayasasıyla beş yıl daha uzatılelı.

Abu Dabi’nin iktisadi altyapısı hemen hemen bütünüyle ham petrol üretimine dayanır. Ulkede petrol 1958′de, kıyının 125 km kadar açığında bulunan Umm Şayf denizaltı yataklarında yaklaşık 2.750 m derinlikte bulunmuştur. Bu petrol bir denizaltı boru hattıyla daha önceleri boş olan 32 km batıdaki Das Adasına pompalanır.Emirliğin açık denizdeki ana petrol dolum merkezinin yer aldığı bu adada gaz sıvılaştırma tesisinin yanı sıra, küçük bir havaalanı ve yan “tesisler bulunur.

Petrol dışsatımı 1962′de başlamıştır. Karadaki başlıca petrol üretim alanları, ülkenin iç kesimlerinde, kıyıdan 40-65 km içerde bulunan Murban (Bab Asab) ve Bu Hassa’dır. Bu yataklar da boru hattıyla kuzeybatıdaki Cebel Danna’da yer alan kıyı petrol dolum merkezine bağlanır. Deniz dibinde ki öteki yataklar Abu Dabi kentinin hemen kuzeybatısında yer alan ve denizaltı boru hattıyla Das Adasına bağlanan Rukku’z Zakkum sığlığı ile Abu Dabi kentinin yaklaşık 90 km kuzeyinde körfez açıkların da yer alan Fateh’te (Fatte) bulunur. Emirliğin toplam petrol rezervinin 30 milyar varil olduğu tahmin edilmektedir. 1980 başlarında yıllık üretim miktarı yaklaşık 511 milyon varili bulmaktaydı.

Petrol işletme payı olarak elde ettiği gelir, Abu Dabi’nin dünyada kişi başına en yüksek gelir düzeyine sahip ülkeler arasında yer almasını sağlar. Modernleşme yolunda içerde yaptığı harcamaların yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri içindeki daha az gelişmiş kardeş devletlere, öteki Arap ülkelerine ve başka yerlerdeki gelişmekte olan ülkelere borç vermektedir. Abu Dabi kenti yakınlanndaki es-Sadiyat’ta bulunan Kıraç Toprakları Inceleme Merkezi, sebze üretimine yönelik gelişmiş yöntemler bulmaya çalışmaktadır.

Şehrin nüfusu 1.250.000 civarındadır.

Yorum Yap